İstanbul'un değişimine tanıklık eden sergi
Usta fotoğraf sanatçısı İzzet Keribar'ın 1952'den günümüze uzanan İstanbul fotoğraflarından oluşan seçkisi, şehrin görsel dönüşümünü gözler önüne seriyor. Sergi, aynı zamanda analog ve dijital fotoğrafçılığın teknolojik gelişimini de ziyaretçilerle buluşturuyor.
Son Güncelleme: 30.07.2025 - 10:08
Sergi, İstanbul'un sadece fiziki değişimini değil, aynı zamanda şehrin ruhunu da yansıtan karelere ev sahipliği yapıyor. Keribar'ın kendi ifadesiyle, İstanbul'da doğup büyümenin bir fotoğrafçı için büyük bir "şans" olduğunu vurgulaması, şehre olan derin bağlılığını gösteriyor.
Sanatçı, ailesinin ve özellikle babasının fotoğrafçılığa başlamasında büyük rol oynadığını belirterek, "İstanbul gibi muhteşem bir yerde doğdum. Bu benim için çok kıymetliydi. Bunun yanı sıra ailemden çok önemli destekler gördüm. Çocukken benden 8-9 yaş büyük bir abim ve her şeyi benden 100 kere daha iyi bilen bir babam vardı. Bana fotoğraf çekmeyi o aşıladı. Onların benim için fotoğrafa başlamamdaki rolleri çok büyüktü ve bu benim için çok kıymetlidir," sözleriyle duygularını dile getirdi.
"Fotoğraf çekmek benim için bir hayat tarzı"
İzzet Keribar, fotoğraf sanatına 1952 yılında başladığını ve ilk makinesini 16 yaşında harçlıklarıyla aldığını anlattı. Hayalini kurduğu Leica fotoğraf makinesine ise 1953'teki mezuniyetinde babasının hediyesiyle kavuştuğunu belirten Keribar, "Buradaki sergide gördüğünüz fotoğrafların büyük bir çoğunluğunu 1953 model o Leica'yla çektim. Ardından Kore'de askerlik yaptım ve fotoğrafa bir süre ara verdim. 1980'den sonra ise fotoğrafa hızlı bir geri dönüş yaptım ve hala elimden geldiği kadar çalışmaya devam ediyorum" dedi.
Keribar, sergilenen birçok fotoğrafın günümüzde çekilmesinin "imkansız" olduğuna dikkat çekerek, "Şu anda benden sergilenmek için istenen fotoğraflar, artık çekilmesi çok zor olanlar. Bugün arasanız da bu fotoğraflardaki açıları bulamazsınız. Çünkü İstanbul, o eski İstanbul değil. Burada 1950'lerden başlayarak günümüze uzanan eserler var. Bu anlamda önemli bir arşive sahip olduğumu söyleyebilirim. Hala yeni bir yer keşfedip oranın fotoğrafını çektiğimde çok heyecanlanıyorum. Bu benim için paha biçilmez bir zevk" şeklinde konuştu.
Küratör gözünden Keribar'ın mirası: Mekanla özel ilişki
Küratör Ercüment Çilingiroğlu, sergide İzzet Keribar'ın daha az bilinen ve görünen fotoğraflarına yer vermeye çalıştıklarını ifade etti. Çilingiroğlu, "Buradaki eserlerin büyük bir bölümü İstanbul'la ilgili. Öte yandan bu seçkide sanatçının 1952'den günümüze uzanan ve dünyanın farklı yerlerini içeren eserlerine de yer verdik. Sanatçının dünya müzelerinde çektiği ve farklı fotoğraflardan kolaj yaptığı diasec eserler de var. Dolayısıyla sanatseverler karma bir sergiye tanıklık edecekler" bilgisini paylaştı.
Keribar'ın mekanla ve özellikle İstanbul'la kurduğu "özel ilişkiye" vurgu yapan Çilingiroğlu, Orhan Veli'nin "İstanbul'u dinliyorum gözlerim kapalı" şiirine atıfta bulunarak, "Keribar bize, Orhan Veli'nin bu şiirinden çok kısa bir zaman sonrasında, 'İstanbul'u izliyorum gözlerim açık ve kameram yanımda' diye seslenmektedir. İzzet Keribar, gittiği hiçbir yerde kamerasını elinden bırakmaz. O fotoğrafı çok seviyor ve eserlerinde de insanla doğa ve mekanı bir arada ele alıyor" değerlendirmesinde bulundu.
Sergi, 29 Ağustos'a kadar ziyaretçilerini bekliyor.
Kaynak:
GDH Haber
Louvre soygunundan dev müzelere: 2025 sanat raporu
Düzce’nin "Pheceg" ustası: Hem akademisyen hem zanaatkar
2025 kültür ve sanatta rekorlar yılı: Türkiye sanatla buluştu
Dalından sofraya, hasattan festivale: Bodrum’da Mandalin Festivali
Milli Kütüphane’nin dijital arşivi 100 milyona ulaştı
New York'ta yılbaşı heyecanı başladı: Şehrin ışıkları 2026 için yanıyor
Louvre soygunundan dev müzelere: 2025 sanat raporu
Düzce’nin "Pheceg" ustası: Hem akademisyen hem zanaatkar
Milli Kütüphane’nin dijital arşivi 100 milyona ulaştı
2025 kültür ve sanatta rekorlar yılı: Türkiye sanatla buluştu
Dalından sofraya, hasattan festivale: Bodrum’da Mandalin Festivali
Toronto’da geleneksel Kış Gündönümü Festivali kutlandı
Erzurum’da buzdan hafıza: Türk kültürü -5 derecede can buldu
Kenya sahnesinde Rus rüzgarı: Klasik balenin zirvesi Afrika’da
New York'ta yılbaşı heyecanı başladı: Şehrin ışıkları 2026 için yanıyor
İstanbul'un sanat haritası: 2025’e damga vuran sergiler


