Osmanlı'nın ihraç ürünü sof kumaşı yeniden canlanıyor
Ankara keçisinin tiftiğinden elde edilen ve geçmişte Osmanlı'nın en değerli ihracat ürünlerinden biri olan sof kumaşı, yeniden hayat buluyor. Kızılcahamam'da kurulan atölyelerde, bu özel kumaşın üretimine tekrar başlandı.
Son Güncelleme: 07.07.2025 - 10:30
- "Tezgahtan Hayata Sof Kumaş" projesi Ankara Kalkınma Ajansı ve Kızılcahamam Belediyesi ortaklığıyla yürütülüyor.
- Sof kumaşı, Ankara keçisinin tiftiğinden elde edilerek kadınlar tarafından dokuma tezgahlarında üretiliyor.
- 170'ten fazla kursiyer sof kumaş üretimi konusunda eğitim aldı.
Kızılcahamam Halk Eğitim Merkezi Müdürü Gürkan Hazar, sof kumaşının tarihçesi hakkında bilgi verdi. "1600-1700'lü yıllarda Osmanlı Devleti'nde ihraç kalemleri içinde ilk sıralarda yer almış çok değerli bir kumaş" dedi. Hazar, kumaşın ismini sufilerden aldığını belirtti. Sufiler, keçilerin tüylerini meşe külüyle yolup elbiseye dönüştürerek giydiklerini belirtti.
Hazar, sof kumaşının yazın serin, kışın sıcak tuttuğunu ve alerjiye neden olmadığını vurguladı. Zamanla bu kumaşın saray eşrafı tarafından giyilen özel bir ürüne dönüştüğünü ifade etti.
Kaybolan teknikler yeniden keşfedildi
Gürkan Hazar, projeye 2017 yılında başlandığını söyledi. İki yıl boyunca kapsamlı AR-GE çalışmaları yürütüldü. Projeye verilen desteklerle üretim sürecinin netleştirildiği ve kumaşın formülünün yeniden bulunduğu aktarıldı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın 2 milyon TL'lik desteğiyle Güdül, Ayaş ve Çamlıdere'de atölyeler kuruldu. Bu atölyelerde kursiyerler yetiştirildi. Hazar, "170-180 civarında kursiyer yetiştirdik" diyerek, birçok kişinin usta öğretici belgesi aldığını da ekledi.
"Her ev bir atölye olacak" sloganıyla kadın girişimciliği destekleniyor
Kızılcahamam El Sanatları Kültürümüzü Yaşatma ve Üretim Kadın Girişim Kooperatifi Başkanı Kadriye Doğanoğlu, "Her ev bir atölye olacak" sloganıyla kadın girişimciliğini desteklediklerini belirtti.
Kooperatif olarak 650 saatlik sof kumaş dokuma kursları verdiklerini aktaran Doğanoğlu, üretim sürecinin tüm aşamalarını kadınların gerçekleştirdiğini ifade etti.
Kadınlar üretiyor
Doğanoğlu, kadınların tiftiği kırpmasından iplik haline getirilmesine kadar her aşamayı üstlendiğini anlattı. Dokuma ve ürüne dönüştürülmesine kadar tüm süreç kadınların elinden geçiyor. Atkı, şal, ceket, yelek, kravat ve çanta gibi çeşitli ürünler ortaya koyduklarını söyledi.
"Kadının gücü diyelim, kadının yeteneği diyelim, kadının kendine inanması diyelim" diyen Doğanoğlu, kadınların bu sayede hem ekonomik gelir elde ettiğini hem de özgüven kazandığını belirtti.
Hedef sof kumaşını dünyaya tanıtmak
Kızılcahamam Yerel Eylem Grubu Derneği (KIYEGDER) Başkanı Yılmaz Özbek, bu tarihi kumaşın sadece Türkiye’de değil, uluslararası platformlarda da tanıtılmasını hedeflediklerini ifade etti.
“Hanımlarımızın el emeğinin satışını yaygınlaştırarak onları kendilerine gelir sağlayacak pozisyona getirmeyi amaçlıyoruz.”
Kaynak:
GDH Haber
Louvre soygunundan dev müzelere: 2025 sanat raporu
Düzce’nin "Pheceg" ustası: Hem akademisyen hem zanaatkar
2025 kültür ve sanatta rekorlar yılı: Türkiye sanatla buluştu
Dalından sofraya, hasattan festivale: Bodrum’da Mandalin Festivali
Milli Kütüphane’nin dijital arşivi 100 milyona ulaştı
New York'ta yılbaşı heyecanı başladı: Şehrin ışıkları 2026 için yanıyor
Louvre soygunundan dev müzelere: 2025 sanat raporu
Düzce’nin "Pheceg" ustası: Hem akademisyen hem zanaatkar
Milli Kütüphane’nin dijital arşivi 100 milyona ulaştı
2025 kültür ve sanatta rekorlar yılı: Türkiye sanatla buluştu
Dalından sofraya, hasattan festivale: Bodrum’da Mandalin Festivali
Toronto’da geleneksel Kış Gündönümü Festivali kutlandı
Erzurum’da buzdan hafıza: Türk kültürü -5 derecede can buldu
Kenya sahnesinde Rus rüzgarı: Klasik balenin zirvesi Afrika’da
New York'ta yılbaşı heyecanı başladı: Şehrin ışıkları 2026 için yanıyor
İstanbul'un sanat haritası: 2025’e damga vuran sergiler


