Reklam küpürlerinden sergi
Cumhuriyet Üniversitesi Veri Koordinatörü ve Zara Ahmet Çuhadaroğlu Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Kürşad Özkaynar, 95 yıllık gazete ve dergilerden topladığı reklam kupürlerinden oluşan eşsiz bir koleksiyonu sergiliyor.
Son Güncelleme: 11.07.2025 - 09:46
Özkaynar, pazarlama hocası kimliğiyle tüketici davranışları üzerine akademik çalışmalar yürütüyor. Yıllar süren sahaflar ve benzeri mekân ziyaretlerinde, atıl durumda olan eski gazete ve dergilerdeki reklamlara ilgi duymaya başladı.
"Sayısı bitmiş veya azalmış dergi ile gazetelerin çöpe atıldığını ya da atılmak üzere olduğunu gördüm," diyen Özkaynar, bu duruma kayıtsız kalmayarak biriktirmeye başladı. Reklamları toplayarak hem bu eserleri kurtarmayı hem de öğrencilerine gerçekler üzerinden ders vermeyi amaçlıyor.
Koleksiyonunda evinde biriktirdiği 330 kupür bulunuyor. Cumhuriyet Üniversitesi 100. Yıl Kültür Merkezi Sergi Salonu'nda açtığı sergide ise yer kısıtlılığı nedeniyle 160 eseri sergiledi.
Geçmişten gelen ilginç reklam kupürleri
Özkaynar, sergide dikkat çeken bazı enteresan reklam kupürlerine vurgu yaptı. Türkiye'nin toplumsal değişimini ve sosyolojik süreçlerini gözler önüne seren bu reklamlar, ziyaretçilere geçmişe yolculuk imkanı sunuyor.
Nuri Demirağ'ın havacılık alanındaki başarılarının yanı sıra, 1950'li yıllarda elektrikli süpürge ve motosiklet gibi ürünlerin bayiliğini ve üretim denemelerini gösteren reklamlar büyük ilgi çekiyor. Ayrıca, Türkiye'de ilk renkli televizyonlara geçiş süreçlerini anlatan reklamlar da koleksiyonda yer alıyor. Bazı yerli otomobillerin Türkiye'deki üretimine ve lüks otomobillerle karşılaştırılmasına dair kupürler de serginin önemli parçalarından. Kozmetik tarihine dair Türkiye'de yaşanan gelişmeleri gösteren reklamlar da koleksiyonun zenginliğini artırıyor.
"Bunları gün yüzüne çıkardığım için ayrıca mutluyum."
Kürşad Özkaynar, özellikle öğrencilerine anlattığı yerli ve millilik konusunda önemli bir detaya dikkat çekti. Aselsan'ın 1919 ve 1923 kodlu yerli cep telefonu üretimiyle ilgili reklamlar, bu alandaki ilk denemeleri gözler önüne seriyor. "Bunları gün yüzüne çıkardığım için ayrıca mutluyum." ifadesiyle bu özel parçalara verdiği önemi dile getirdi.
Koleksiyonun sadece tarihsel bir belge olmadığını belirten Özkaynar, tüketiciler açısından yüzyıllardır birçok şeyin değişmediğinin de bir ispatı olduğunu vurguladı. Bu durumu destekleyici bir örnek olarak ise şunları söyledi: "Erkeklerin çok bakım yapmadıkları düşünülüyor ama 1950'li yıllarda erkekler için özel bakım sütleri bile üretilmiş." Özkaynar'ın halen sahaflardan topladığı ve ayıklamadığı pek çok eseri daha bulunuyor, bu da koleksiyonun gelecekte daha da zenginleşeceğinin sinyallerini veriyor.
Kaynak:
GDH Haber
Louvre soygunundan dev müzelere: 2025 sanat raporu
Düzce’nin "Pheceg" ustası: Hem akademisyen hem zanaatkar
Reklamda dijital dönüşüm: Şans oyunu yasak, yapay zeka ifşa
2025 kültür ve sanatta rekorlar yılı: Türkiye sanatla buluştu
Milli Kütüphane’nin dijital arşivi 100 milyona ulaştı
New York'ta yılbaşı heyecanı başladı: Şehrin ışıkları 2026 için yanıyor
Louvre soygunundan dev müzelere: 2025 sanat raporu
Düzce’nin "Pheceg" ustası: Hem akademisyen hem zanaatkar
Milli Kütüphane’nin dijital arşivi 100 milyona ulaştı
2025 kültür ve sanatta rekorlar yılı: Türkiye sanatla buluştu
Dalından sofraya, hasattan festivale: Bodrum’da Mandalin Festivali
Toronto’da geleneksel Kış Gündönümü Festivali kutlandı
Erzurum’da buzdan hafıza: Türk kültürü -5 derecede can buldu
Kenya sahnesinde Rus rüzgarı: Klasik balenin zirvesi Afrika’da
New York'ta yılbaşı heyecanı başladı: Şehrin ışıkları 2026 için yanıyor
İstanbul'un sanat haritası: 2025’e damga vuran sergiler


