Türkan Şoray'ın hayatı kaleme alındı
"Selvi Boylum Al Yazmalım", "Vesikalı Yarim" ve "Acı Hayat"ın arasında olduğu 222 filmde rol alan ve Türk sinemasının "sultanı" olarak gösterilen Türkan Şoray'ın hayatı kaleme alındı.
Son Güncelleme: 04.07.2025 - 10:50
- Kitap, Türkan Şoray'ın kariyerinin yanısıra, samimi iç dünyasını ve "insan Türkan"ı mercek altına alıyor.
- Şoray, eserin özellikle genç sinemacılara hayat tecrübelerinden ilham vereceğini umuyor.
- Türk sinemasında az film çekilmesinden yakınan Şoray, yaşına uygun ve toplumsal konulu sinema filmlerini tercih ettiğini, dizilerdeki genç odaklı rollerden ise kaçındığını belirtiyor.
Yakın dostluktan doğan eser
Kitabın hazırlanış sürecine değinen Türkan Şoray, eserin yakın dostu gazeteci yazar Bircan Usallı Silan ile olan 20 yıllık dostluklarının bir ürünü olduğunu belirtti. Şoray, "Kitabı hazırlayan, benimle söyleşi yapan Bircan, 20 senedir dostum. Her saniye birlikte olduğum bir insan ve çok sevdiğim, güvendiğim birisi. Böyle bir kitap, onun teklifi. Ben de onu çok sevdiğim ve güvendiğim için 'evet' dedim" sözleriyle projeye nasıl dahil olduğunu anlattı. Bircan Usallı Silan'ın sorularına tüm samimiyetiyle yanıt verdiğini dile getiren Şoray, bu sayede kitabın ortaya çıktığını ifade etti.
"İç dünyamı anlatan bir kitap oldu"
Şoray, kitabın kariyerinden ziyade kendi kişisel yaşamına odaklandığını vurguladı. "Beni nasıl gördüyse, nasıl tanıyorsa, o anki duygularımla, hislerimle benimle neler paylaştıysa onları aktarmış" diyen sanatçı, kitabın iç dünyasını samimiyetle yansıttığını söyledi. "Benim iç dünyamla ilgili sorular oldu. Ben de bütün içtenliğimle o soruları cevapladım. Samimiyetimle iç dünyamı anlatan bir kitap oldu" değerlendirmesinde bulundu.
Hazırlanması yaklaşık bir yıl süren bu eserin, gelecek kuşaktan sinemacılara hayat tecrübelerinden faydalanma imkanı sunacağını düşündüğünü belirtti. "Sinema beni değiştiren, olgunlaştıran, hayata bakışımı değiştiren şey. Bu kitapla sinemanın ne kadar büyük ve etkili bir sanat dalı olduğunun belki farkına varacaklar. Okuduktan sonra sinemanın bir insanı ne kadar değiştirebileceğini görecekler. O bakımdan okurlarsa mutlu olurum" sözleriyle kitabın genç sinemacılar üzerindeki potansiyel etkisine değindi.
Türk sineması ve dizi sektörü üzerine düşünceler
Günümüzde Türk sinemasında çok az film çekildiğine dikkat çeken Türkan Şoray, "Bir meseleyi, toplumsal bir hikayeyi, benim yaşlarımda bir kadının hikayesini anlatan senaryo olursa sinema filmi yapabilirim. Böyle bir hikaye gelmiyor. Senaryo yazarlarımız az" dedi.
Dizi sektöründeki oyuncu seçimine de değinen Şoray, artık çok genç ve güzel kadınların dizilerde başrol oynadığını paylaştı. "Belli bir yaştan sonra ikinci, üçüncü planda roller oluyor. Ben de bunları oynamak istemiyorum" diyen usta oyuncu, fiziksel değişimlerin de tercihleri üzerinde etkili olduğunu dile getirdi. "İster istemez yaş aldıkça yüz hatlarınız değişiyor, gençlik güzelliği kalmıyor. Beni o halimle seven seyircimi de hayal kırıklığına uğratır mıyım diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.
"İnsan Türkan'ı anlatmaya çalıştım"
Kitabın yazarı Bircan Usallı Silan ise Türkan Şoray'ın hakkında en çok kitap yazılan kişilerden biri olduğunun altını çizdi, "Ben Türkan Şoray'ı tanıdıkça sevdim. Bana bıraksalardı kitabın adını 'Türkan'ın Ruhuna Yolculuk' yapacaktım" ifadelerini kullandı.
Silan, kitapta "insan Türkan'ı" anlatmaya çalıştığını vurguladı: "Korkularını, sevinçlerini, canı istediğinde duvar örmesini, insanları kırmaktan korkmasını, kırılmaktan korktuğu için kapıları kapatmasını, küçük bir çocuğun kafasını okşamak için bir sürü insanı yarıp geçmesini, madencilerin direnişlerinde yüreğinin sızlamasını, depremzedelerle beraber olmasını, toplumsal olayları sahiplenişini ve duygularını yani 'insan Türkan'ı anlatmaya çalıştım."
Türkan Şoray gibi dünya çapında 222 başrolde oynamış başka bir sanatçının olmadığına dikkat çeken Silan, bu durumu sadece bir rakam olarak ele aldığını belirtti. Silan için önemli olanın "Yağmur'un annesi Türkan" ve "kadın Türkan" olduğunu söyledi. Sohbetleri sırasında aşk, terk edilme, aldatma ve aldatılma gibi konuların da gündeme geldiğini belirten Silan, "Bana bazen, 'Bircan hani sen sadece ruhuma yolculuk yapacaktın' dedi ama çok keyifli, güzel bir yolculuk oldu" diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak:
GDH Haber
Louvre soygunundan dev müzelere: 2025 sanat raporu
Düzce’nin "Pheceg" ustası: Hem akademisyen hem zanaatkar
2025 kültür ve sanatta rekorlar yılı: Türkiye sanatla buluştu
Dalından sofraya, hasattan festivale: Bodrum’da Mandalin Festivali
Milli Kütüphane’nin dijital arşivi 100 milyona ulaştı
New York'ta yılbaşı heyecanı başladı: Şehrin ışıkları 2026 için yanıyor
Louvre soygunundan dev müzelere: 2025 sanat raporu
Düzce’nin "Pheceg" ustası: Hem akademisyen hem zanaatkar
Milli Kütüphane’nin dijital arşivi 100 milyona ulaştı
2025 kültür ve sanatta rekorlar yılı: Türkiye sanatla buluştu
Dalından sofraya, hasattan festivale: Bodrum’da Mandalin Festivali
Toronto’da geleneksel Kış Gündönümü Festivali kutlandı
Erzurum’da buzdan hafıza: Türk kültürü -5 derecede can buldu
Kenya sahnesinde Rus rüzgarı: Klasik balenin zirvesi Afrika’da
New York'ta yılbaşı heyecanı başladı: Şehrin ışıkları 2026 için yanıyor
İstanbul'un sanat haritası: 2025’e damga vuran sergiler


