SON DAKİKA:

planlama
31 Aralık resmi tatil mi, yarım gün mü?
23 Aralık Gümüş fiyatları
10°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

Ana Sayfa

Gündem

Dünya

Ekonomi

Savunma

Teknoloji

Kültür & Sanat

Spor

Sağlık

Yakın Plan

Yazarlar

Haftalık

‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌

GDH Digital

Haberin merkezine hoş geldiniz! Son dakika haberler, analizler ve yorumlar... GDH Digital ile bilgiye ulaşın.

Gizlilik politikamızı okuyun.

GDH, dünya gündemini yakından takip eden haber platformu.

Ana SayfaGündemDünyaEkonomiSavunmaTeknolojiKültür & SanatSporSağlıkYakın PlanYazarlarHaftalıkUzay
TarihPozitifTeknofestYaşamİnfografikPodcastGaleriTelevizyonBiyografiEğitimCanlı GelişmelerDeprem HaritasıYerel Haberler
Hakkımızdaİletişim BilgileriKünyeReklam ve İş BirliğiBize Haber Gönder
Gizlilik PolitikasıKullanım KoşullarıÇerez PolitikasıSosyal MedyaKariyer
© 2026 gdh.digital
Bizi Takip Edin:
HEMEN İNDİR
App Store
HEMEN İNDİR
Google Play
10°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

text
text
  • GDH
  • Yakın Plan
  • BRAC Institute: İsrail sonunda yargılanabilecek mi?

BRAC Institute: İsrail sonunda yargılanabilecek mi?

Soykırım konusunda uluslararası raporların görmezden gelinmesi, UCM'nin tehdit edilmesi ve küresel sessizlik. İsrail merkezli insan hakları örgütü B'Tselem'in yayınladığı “soykırım var” raporu dengeleri nasıl değiştirecek?

Son Güncelleme: 06.08.2025 - 01:44

editor avatar
Adem Kılıç

Editör

Abone Ol

Google News Logo
Paylaş
BRAC Institute: İsrail sonunda yargılanabilecek mi?

Avusturya merkezli düşünce kuruluşlarından BRAC Institute'de İsrail'in yeni bir saldırıya hazırlandığına dair spekülasyonların ortasında, yaklaşık 2 yıldır devam eden soykırım sürecine dair önemli değerlendirmelerin yapıldığı bir analiz yayınlandı.

Yaklaşık 2 yıldır devam eden İsrail saldırıları sırasında yayınlanan uluslararası raporların görmezden gelinmesi ve Uluslararası Ceza Mahkemesi gibi kurumların sözkonusu İsrail olunca tehdit edilerek devre dışı bırakılması gibi gelişmelere dikkat çekilen analizde, İsrail merkezli insan hakları örgütü B'Tselem, İsrail'in Gazze'ye yönelik savaşını soykırım olarak nitelendiren kapsamlı bir rapor yayınlamasının bir dönüm noktası olabileceği belirtildi.

Analizde ayrıca; İsrail'in ve Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı olarak adlandırılan kabinesinin bu soykırım suçlarından dolayı gelecekte nelerle karşılaşabileceğine dair değerlendirmelere yer verildi.

İşte BRAC Institute'de yayınlanan analiz:

İsrail merkezli insan hakları örgütü B'Tselem, İsrail'in Gazze'ye yönelik savaşını soykırım olarak nitelendiren kapsamlı bir rapor yayınladı.

Raporda, askeri saldırılarının amacı, sivil hayatın sistematik olarak yok edilmesi ve hükümetin kasıtlı olarak yarattığı kıtlık ayrıntılı bir şekilde analiz edildikten sonra, İsrail'in soykırım suçunu işlediği sonucuna varıldı.

Bu bulgu, İsrail'in Gazze'deki eylemlerinin soykırım oluşturduğu yönündeki Filistinli pozisyonunu doğrulayan çok sayıda yasal ve tanık ifadesine dayanan kanıtlara ek olarak önemli bir yer tutuyor.

Dahası, B'Tselem'in bir İsrail kuruluşu olması raporun önemini iki kat daha artırıyor.

Bu, Gazze'deki korkunç katliamları ve hükümetin neden olduğu kıtlığın içeriden itirafı anlamına geliyor ve İsrail'i soykırımla suçlamanın antisemitizm olduğu şeklindeki temelsiz argümanı ortadan kaldırıyor.

Nitekim Batı medyası da, çok sayıda ilk elden Filistinli raporu ve soruşturması genellikle görmezden gelinmesine veya önemsizleştirilmesine rağmen, bu bulguya özellikle ilgi gösterdi.

Görmezden gelme

Filistinlilerin İsrail'in savaş suçları iddiaları, tarihsel olarak ana akım medya veya akademi tarafından görmezden gelinmiştir.

Siyonist yapının 1948'de Tantura'da gerçekleştirdiği katliam, 1982'de Lübnan'da Sabra ve Şatila'da öldürülen Filistinli ve Lübnanlıların gerçek sayısı veya 2002'de Batı Şeria'da Cenin katliamına yol açan olaylar gibi, medya Filistinlilerin anlatımlarını sıklıkla görmezden gelmiştir.

Bu anlatımlar, ancak İsrail veya Batı kaynakları tarafından desteklenirse bir dereceye kadar geçerlilik kazanmaktadır.

Diğer yandan B'Tselem'in son raporu da bir istisna değil.

Ancak başka bir soru daha sorulmalı. O da; B'Tselem'in bu kadar bariz bir sonuca varmak için neden neredeyse iki yıl beklemesi gerekti?

Özellikle İsrailli hak grupları, İsrail ordusunun davranışlarına, politikacıların açıklamalarına ve İbranice medyadaki haberlere diğer herhangi bir kurumdan çok daha fazla erişime sahip. Bu nedenle, böyle bir sonuca iki yıl değil, iki ay içinde varılması gerekirdi.

Bu tür kasıtlı gecikmeler, bugüne kadar Filistinlilerin soykırım gerçeğini çok daha erken bir aşamada dünya çapında ortaya koymalarına yardımcı olabilecek ahlaki otoriteye sahip birçok uluslararası kurum, kuruluş ve bireyin tutumunu belirlemiştir.

Örneğin, Uluslararası Adalet Divanı'nın 26 Ocak 2024'te Güney Afrika'nın İsrail'i soykırımla suçlamasının makul gerekçeleri olduğunu belirleyen tarihi kararına rağmen, mahkeme hala kesin bir karar verememekte veya vermek istememektedir. Kesin bir karar, İsrail'e Gazze'deki toplu katliamı sona erdirmesi için önemli bir baskı uygulayacaktı.

Bunun yerine, Uluslararası Adalet Divanı şimdilik İsrail'in kendi kendini soruşturmasını bekliyor gibi görünüyor.

Ancak İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun aşırı uçtaki bakanlarına İsrail'in Gazze'deki etnik temizliği teşvik edeceğini vaat ettiği bir dönemde bu, son derece gerçekçi olmayan bir beklenti.

Aynı kasıtlı ve siyasallaştırılmış gecikmeler suçlaması Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne de yöneltilebilir.

Mahkeme, 21 Kasım 2024'te Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarmış olsa da, somut bir adım atılmadı. Bunun yerine, soruşturmayı sürdürme cesaretini gösteren ICC başsavcısı Karim Khan, ABD hükümeti ve medyasının saldırısına uğradı.

Öte yandan, Netanyahu'ya karşı defalarca ve sert bir şekilde konuşan ve 31 Temmuz'da CNN'e verdiği röportajda onu “iğrenç bir yalancı” olarak nitelendiren Sanders, savaşın başlangıcından bu yana defalarca ahlaki hatalar yaptı.

Soykırım terimi çok daha az “radikal” politikacılar tarafından kullanıldığında, Sanders İrlanda'daki bir üniversitede verdiği konferansta bu terimi iki kat daha fazla kullandı. Soykırım kelimesinin “kendisini mide bulandırdığını” söyleyen Sanders, insanlara “bu konuda dikkatli olmaları” çağrısında bulundu.

Sonuç

Bunlar sadece kaçırılmış fırsatlar veya ahlaki belirsizlik örnekleri değil.

İsrail'in davranışları üzerinde derin ve doğrudan bir etkiye sahip oldular. Hükümetlerin, uluslararası kurumların, yüksek mahkemelerin, medyanın ve insan hakları gruplarının zamanında müdahalesi, savaşın dinamiklerini temelden değiştirebilirdi. Böyle bir kolektif baskı, İsrail ve müttefiklerini savaşı sona erdirmeye zorlayabilir ve potansiyel olarak binlerce hayatı kurtarabilirdi.

Siyasi hesaplar ve misilleme korkusundan kaynaklanan gecikmeler, İsrail'e soykırımı gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğu kritik alanı sağladı. İsrail, Filistinlilere yönelik toplu katliamına devam etmek için bu yasal ve ahlaki belirsizliği aktif olarak kullanıyor.

İsrail'in soykırımına ilişkin kararlarını erteleyenler için ise, hiçbir gerekçe onları aklayamaz.

Onlar tarih tarafından; İsrail'in soykırımından ve dünyanın toplu sessizliği nedeniyle çocuklarını kurtarmaya çalışıp başarısız olan Gazze'li annelerin ve babaların çaresiz yakarışları tarafından yargılanacaklar.

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Next

NSosyal

Instagram

X

YouTube

Telegram

etiketler
İsrailGazzeİşgalSoykırımAçlıkSavaş SuçuNetanyahuB'TSelemUcm
İLGİLİ HABERLER
The New Arab: Filistin meselesinde ABD tekeli sona eriyor

The New Arab: Filistin meselesinde ABD tekeli sona eriyor

The National Interest: ABD'nin Suriye politikası nasıl yeniden şekilleniyor?

The National Interest: ABD'nin Suriye politikası nasıl yeniden şekilleniyor?

The New Arab: Türkiye-BAE yakınlaşması bölgesel dengeleri nasıl etkileyecek?

The New Arab: Türkiye-BAE yakınlaşması bölgesel dengeleri nasıl etkileyecek?

Netanyahu'dan ilginç karar: İsrail Ordu Radyosu kapanıyor

Netanyahu'dan ilginç karar: İsrail Ordu Radyosu kapanıyor

Batı Şeria'da ilhak hamlesi: 12 Avrupa ülkesinden İsrail'e ortak tepki

Batı Şeria'da ilhak hamlesi: 12 Avrupa ülkesinden İsrail'e ortak tepki

İran Dışişleri Bakanı Arakçi yaptırımların etkisiz olduğunu savundu

İran Dışişleri Bakanı Arakçi yaptırımların etkisiz olduğunu savundu

ÖNE ÇIKAN KÖŞE YAZISI
Yazar
Hasan Basri Akdemir
[email protected]

“Operasyonun Hedefi Fenerbahçe” Demek Yargının İşini Yapmasını Engellemektir

DİĞER HABERLER
Strategic Studies War Institute: 2026 yılı Netanyahu'nun kabus yılı mı olacak?

Strategic Studies War Institute: 2026 yılı Netanyahu'nun kabus yılı mı olacak?

Eurasia Review: 2025 yılının en önemli jeopolitik olayları

Eurasia Review: 2025 yılının en önemli jeopolitik olayları

Geopolitical Futures: ABD'nin Venezuela ablukasının jeopolitik arka planı ne?

Geopolitical Futures: ABD'nin Venezuela ablukasının jeopolitik arka planı ne?

The Hill: Suriye'nin kırılgan istikrarı ve Türkiye'nin rolü

The Hill: Suriye'nin kırılgan istikrarı ve Türkiye'nin rolü

Responsible Statecraft: Birleşmiş Milletler yapısı küresel işlevini tamamen yitirdi mi?

Responsible Statecraft: Birleşmiş Milletler yapısı küresel işlevini tamamen yitirdi mi?

Arab News: Türkiye-Mısır yakınlaşması ve bölgesel dengeler

Arab News: Türkiye-Mısır yakınlaşması ve bölgesel dengeler

The Atlantic: Ukrayna'ya önerilen anlaşma uygulanabilir mi?

The Atlantic: Ukrayna'ya önerilen anlaşma uygulanabilir mi?

Foreign Policy: Trump küresel kurumları hedef alarak ne hedefliyor?

Foreign Policy: Trump küresel kurumları hedef alarak ne hedefliyor?

The New Arab: Küresel güç mücadelesinde Türk Devletleri Örgütü'nün etkisi artıyor

The New Arab: Küresel güç mücadelesinde Türk Devletleri Örgütü'nün etkisi artıyor

Cato Institute: Trump'ın Gazze barış planı sadece bir hayal mi?

Cato Institute: Trump'ın Gazze barış planı sadece bir hayal mi?

Download GDH App
Download GDH App
Loading Spinner