Chatham House: Küresel Güney yeni bir küresel düzen istiyor
Küresel Güney, ABD liderliğindeki uluslararası düzene karşı çok kutuplu yeni bir düzen istiyor! Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi ve zirvedeki görüşmeler hangi mesajları verdi?
Son Güncelleme: 03.09.2025 - 00:56
İngiltere'nin önde gelen ve politika yapıcı düşünce kuruluşlarından Chatham House The Royal Institute'de Çin'de gerçekleşen Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesinde yaşanan gelişmelerin ve arka planındaki etkilerin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
Çin'de gerçekleşen ve 30'dan farklı ülke liderinin ve temsilcisinin katıldığı Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi'nin anlamının aslında görünenin çok ötesinde olduğuna dair değerlendirmeler yapılan analizde, Trump'ın “yıkmaya başladığı küresel düzenin” Küresel Güney tarafından yeni bir şekilde yeniden kurulmaya çalışıldığı tespiti yapıldı.
Analizde ayrıca zirvenin etkilerine dair uzman görüşlerine yer verildi.
İşte Chatham House'da yayınlanan analiz:
Çin iki önemli etkinliği tek bir haftaya sığdırarak yoğun bir uluslararası diplomatik sürece imza attı.
Kuzeydoğudaki Tianjin kentinde düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİO) Zirvesi ve İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin 80. yıldönümünü kutlamak için Pekin'deki Tiananmen Meydanı'nda düzenlenen Zafer Bayramı geçit töreni aynı hafta içerisinde gerçekleşti.
Bu etkinlikler açık bir mesaj veriyor. Çin, ABD liderliğindeki liberal uluslararası düzene karşı, Küresel Güney'in önderlik ettiği çok kutuplu bir dünyanın bayraktarlığını üstleniyor.
Her iki olay da diplomatik tavır, askeri güç ve tarihsel anlatıyı harmanlayan, özenle sahnelenmiş siyasi sahneler olma özelliği taşıyor.
30'dan fazla devlet başkanı ve uluslararası kuruluşun katıldığı etkinliklerde, ABD'nin yakın güvenlik müttefikleri olan Japonya, Güney Kore, Singapur ve Filipinler hariç, çoğu büyük Asya gücü de orada olmayı tercih etti.
ŞİÖ zirvesinde sergilenen alternatif dünya düzeni
ŞİÖ, 1990'larda Orta Asya ülkeleri arasındaki sınır anlaşmazlıklarını çözmeye odaklanarak ortaya çıkan bölgesel bir yapıdır.
Ancak son zamanlarda, Batı dışı alternatif bir dünya görüşünü yansıtmayı amaçlayan bir forum haline geldi ve üyeleri arasında Çin, Hindistan, İran, Pakistan ve Rusya gibi büyük ekonomilere ve askeri güce sahip ülkeler bulunuyor.
Türkiye ve Sırbistan liderlerinin de zirveye katılması, ŞİÖ'ye büyük bir önem atfetti.
Diğer yandan zirve ortaya koydu ki Çin, Başkan Trump'ın içe dönük dış politikası ve bölgedeki ABD ticaret ortaklarına yönelik “azami baskı” yaklaşımının kendisine sunduğu fırsatı çok iyi anlamış gibi görünüyor.
Pekin, Trump'ın geri çekilme söyleminden yararlanarak, bölgedeki ve ötesindeki çok sayıda ülkeyle ikili ilişkilerini yeniden kurmak veya güçlendirmek için diplomatik adımlarını hızlanıdırıyor ve daha da hızlandırabilir.
Son zirvede Xi Jinping bu fırsatı değerlendirerek, küresel kalkınma, güvenlik ve medeniyetle ilgili önceki girişimlere ek olarak Küresel Yönetişim Girişimi'ni tanıttı.
Yeni yönetişim girişiminin kesin çerçevesi henüz belirlenmemiş olsa da, bu girişim Çin'in niyetini ortaya koyuyor ve Başkan Trump'ın ABD'yi BM önderliğindeki birçok çok taraflı kuruluştan çekme kararının tam tersi bir tutum sergiliyor.
Zirvenin en dikkat çeken katılımcılarından biri Hindistan Başbakanı Narendra Modi idi. Bu, dünyanın en kalabalık iki ülkesi arasında yıllardır süren şiddetli anlaşmazlıkların ardından açık bir değişim sinyali verdi.
Modi'nin Çin ziyareti, Trump'ın Hindistan'a yüzde 50 gümrük vergisi uygulaması sonrasında gerçekleşti. Bu, kendisini Washington'un güvenilir bir ortağı olarak gören ülke için bir şok oldu.
Modi ve Xi arasında yapılan toplantının sonuçları, her iki tarafın da ikili ilişkilerindeki bazı anlaşmazlık alanlarını kabul etmeye ve bunları aşmak için çalışmaya istekli olduğunu gösteriyor. Ayrıca, Çin-Hindistan ilişkilerinin “üçüncü tarafların etkisine tabi olmadığını” vurguluyorlar.
Görkem ve ihtişamın ötesinde
Ufukta yeni bir dünya düzeni mesajı, Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenecek devasa askeri geçit töreninde yankı bulacak. Bu törene, görkemli zirveye katılan birçok lider de katılacak.
Geçit töreni, Çin'in askeri gücünü sergilemekten daha fazlası ve Çin'in sadece bir süper güç değil, aynı zamanda gelişmekte olan dünyaya kök salmış bir büyük güç olduğunu göstermek için tasarlandı.
Diğer yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Kuzey Kore lideri Kim Jong-un gibi liderlerin Çin'deki zirvelere katılımı Batı'da büyük bir endişe yarattı.
Sonuç olarak bu iki yüksek profilli zirve, Xi Jinping'in Çin'in liderliğindeki çok kutuplu dünya vizyonunu özetlemesi için güçlü bir araç görevi gördü.
Trump çok taraflı sistemin temellerini yıkarken, Pekin yaşanan süreci, küresel sistemi yeniden şekillendirmek için bir fırsat olarak görüyor ve Küresel Güney yeni bir dünya düzeninin mimarı olmak için adımlar atıyor.
Kaynak:
Chatham HouseThe Guardian: Putin, Trump'ı ve Avrupa'yı nasıl sınıyor?
The Economist: Putin müzakereleri uzatarak ne hedefliyor?
The Atlantic: BM'de Filistin'in tanınması dengeleri nasıl değiştirecek?
ABD Başkanı Donald Trump'ın AB'ye uyguladığı ek gümrük vergileri 2025'in ana gündemiydi
ABD'nin California eyaletinde olağanüstü hal ilan edildi
DEAŞ'ın sözde Şam valisi düzenlenen operasyonla yakalandı
Strategic Studies War Institute: 2026 yılı Netanyahu'nun kabus yılı mı olacak?
Eurasia Review: 2025 yılının en önemli jeopolitik olayları
Geopolitical Futures: ABD'nin Venezuela ablukasının jeopolitik arka planı ne?
The Hill: Suriye'nin kırılgan istikrarı ve Türkiye'nin rolü
Responsible Statecraft: Birleşmiş Milletler yapısı küresel işlevini tamamen yitirdi mi?
Arab News: Türkiye-Mısır yakınlaşması ve bölgesel dengeler
The Atlantic: Ukrayna'ya önerilen anlaşma uygulanabilir mi?
Foreign Policy: Trump küresel kurumları hedef alarak ne hedefliyor?
The New Arab: Küresel güç mücadelesinde Türk Devletleri Örgütü'nün etkisi artıyor
Cato Institute: Trump'ın Gazze barış planı sadece bir hayal mi?

