Institute for Security Studies: Avrupa'nın liderlik krizi ve kıtanın geleceği
Batı'nın “özgürlük ve demokrasi ittifakı” gücünü ve etkisini yavaş yavaş kaybediyor! Avrupa'nın güvenlik ve liderlik krizi kıtanın geleceğini nasıl etkileyecek?
Son Güncelleme: 27.03.2025 - 04:43

ABD merkezli düşünce kuruluşlarından Institute for Security Studies'de, Trump'ın Beyaz Saray'a gelişinin ardından değişen küresel dengelerin ve bu gelişmelerin Avrupa'ya etkilerinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
ABD'de yönetimin değişmesinin ardından Avrupalıların savunma sorunu başta olmak üzere çok sayıda yeni gerçeklikle yüzleşmek zorunda olduğu belirtilen analizde, kıtadaki liderlik boşluğunun da kıtanın geleceğini tehlikeye attığına dikakt çekildi.
Analizde ayrıca; kıtanın gücünü ve refahını oluşturan ilkeleri de koruyacak yeni bir güvenlik şemsiyesi oluşturmak zorunda olduğu ve her geçen günün kıtanın aleyhine işlediği belirtildi.
İşte Institute for Security Studies'de yayınlanan analiz:
ABD'de yönetimin değişmesinin ardından Avrupalılar neredeyse hergün yeni ve kötü kabuslarlarla uyanıyorlar.

Avrupa için vazgeçilmez olan ABD'nin askeri gücü, yakın gelecekte Avrupa için olmayabilir ve bu da, kıta ülkelerinin savunma konusunda kendi kendilerine yeterli olmaları gerektiği anlamına gelen bir kabus senaryosunu ortaya çıkardı.
Son birkaç hafta içinde Brüksel, Paris, Londra, Berlin'de tanık olunan sancılar, yakın zamana kadar Batı'nın özgürlük ve demokrasi ittifakına liderlik eden ulusların stratejik konumunun yavaş yavaş tehlikeye girdiğini gösteriyor.
Kıta ülkeleri artık sadece sınırlarını ve yaşam biçimlerini değil, aynı zamanda Batı dünyasını ve onun gücünü ve refahını oluşturan ilkeleri de koruyacak yeni bir güvenlik şemsiyesi oluşturmak için hareket etmek zorunda.

Kıta ülkeleri için silahlanma konusundaki itici güç, artık sadece Avrupa'yı ve demokrasisini Rusya'dan, Çin'den ya da başka güçlerden korumak ile ilgili değil.
Zira; yakın zamana kadar Avrupa üzerindeki NATO şemsiyesinin sorgulanması düşünülemezdi.
Yeni gerçeklik
ABD Başkanı Donald Trump'ın geçtiğimiz haftalarda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le yaptığı telefon görüşmeleri, Avrupalıları kızdırdı ve ABD'nin olmadığı bir Batı ittifakı kurma fikrini daha da güçlendirdi.

Yakın zamana kadar Avrupa'nın üç büyük ülkesi, ABD'nin Ukrayna ve Avrupa savunmasının temel taşı olarak kalmasını sağlamaya çalışıyordu.
Trump'ın politikaları Avrupalıları, asla izin verilmemesi gereken ve İngiltere, Fransa, Almanya ve diğerlerine son derece kötü yansıyan bir şekilde uyuklarken yakaladığı açıkça görülüyor.
“Olasılıksız üçlüyü” oluşturan bu ülkelerin ayrıca kendi handikapları da var.

Bu üçlü, genellikle savunduğu ortodoksileri yıkmaya hazır muhafazakar bir Almanya, parlamento çoğunluğu olmayan merkezci bir Fransız cumhurbaşkanı ve Napolyon savaşlarından bu yana İngiltere'nin sahip olduğu en küçük silahlı kuvvetlere liderlik eden bir İngiliz başbakanından oluşuyor.
Avrupa'nın önündeki bir diğer zorluk da, liderlerinin Trump 2.0 tarafından hızla terk edildiğine inandıkları demokrasi ve özgürlüğü savunmak için ne kadar ileri gitmeye istekli olduklarıdır.

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ABD ve Avrupa ulusları tarafından tasarlanan demokrasi, özgürlük ve “eski” dünya düzeninin savunulmasının, hem kendi içindeki hem de doğu kanadındaki düşmanları savuşturabilecek yeni, sesli ve otoriter bir liderliğe ihtiyaç duyduğunu söylemek abartı görünmüyor.
Diğer yandan, Avrupa ülkeleri bugün ne kadar zayıflamış görünürse görünsün, demokrasiyi ve hukukun üstünlüğü tarafından korunan özgürlükleri savunma fikrine dayanan bağımsız savunma kapasitelerini arttırmaları gerekmektedir.
Avrupa şimdi, ABD egemenliği sonrası çok kutuplu dünya düzeninin çalkantılı sularında gemisine yol gösterecek bir liderlik arıyor ve her geçen gün kıtanın aleyhine işliyor.
Kaynak:
GDH Haber
Batı Şeria'da ilhak hamlesi: 12 Avrupa ülkesinden İsrail'e ortak tepki
ABD Başkanı Donald Trump'ın AB'ye uyguladığı ek gümrük vergileri 2025'in ana gündemiydi
ABD'nin California eyaletinde olağanüstü hal ilan edildi
DEAŞ'ın sözde Şam valisi düzenlenen operasyonla yakalandı
Epstein davasında kritik gelişme: Bir milyondan fazla yeni belge gün yüzüne çıktı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi yaptırımların etkisiz olduğunu savundu
Strategic Studies War Institute: 2026 yılı Netanyahu'nun kabus yılı mı olacak?
Eurasia Review: 2025 yılının en önemli jeopolitik olayları
Geopolitical Futures: ABD'nin Venezuela ablukasının jeopolitik arka planı ne?
The Hill: Suriye'nin kırılgan istikrarı ve Türkiye'nin rolü
Responsible Statecraft: Birleşmiş Milletler yapısı küresel işlevini tamamen yitirdi mi?
Arab News: Türkiye-Mısır yakınlaşması ve bölgesel dengeler
The Atlantic: Ukrayna'ya önerilen anlaşma uygulanabilir mi?
Foreign Policy: Trump küresel kurumları hedef alarak ne hedefliyor?
The New Arab: Küresel güç mücadelesinde Türk Devletleri Örgütü'nün etkisi artıyor
Cato Institute: Trump'ın Gazze barış planı sadece bir hayal mi?

