SON DAKİKA:

planlama
31 Aralık resmi tatil mi, yarım gün mü?
23 Aralık Gümüş fiyatları
10°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

Ana Sayfa

Gündem

Dünya

Ekonomi

Savunma

Teknoloji

Kültür & Sanat

Spor

Sağlık

Yakın Plan

Yazarlar

Haftalık

‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌

GDH Digital

Haberin merkezine hoş geldiniz! Son dakika haberler, analizler ve yorumlar... GDH Digital ile bilgiye ulaşın.

Gizlilik politikamızı okuyun.

GDH, dünya gündemini yakından takip eden haber platformu.

Ana SayfaGündemDünyaEkonomiSavunmaTeknolojiKültür & SanatSporSağlıkYakın PlanYazarlarHaftalıkUzay
TarihPozitifTeknofestYaşamİnfografikPodcastGaleriTelevizyonBiyografiEğitimCanlı GelişmelerDeprem HaritasıYerel Haberler
Hakkımızdaİletişim BilgileriKünyeReklam ve İş BirliğiBize Haber Gönder
Gizlilik PolitikasıKullanım KoşullarıÇerez PolitikasıSosyal MedyaKariyer
© 2026 gdh.digital
Bizi Takip Edin:
HEMEN İNDİR
App Store
HEMEN İNDİR
Google Play
10°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

text
text
  • GDH
  • Yakın Plan
  • Middle East Monitor: Türkiye'nin Suriye'deki etkisi dengeleri nasıl değiştirecek?

Middle East Monitor: Türkiye'nin Suriye'deki etkisi dengeleri nasıl değiştirecek?

T4 hava üssünün önemi, İsrail'in Suriye'deki hedefleri, ABD'nin rolü ve Türkiye-İsrail gerilimi. Türkiye'nin Suriye'deki varlığı, İsrail'in hedeflerini ve bölgedeki dengeleri nasıl değiştirecek?

Son Güncelleme: 08.04.2025 - 22:21

editor avatar
Adem Kılıç

Editör

Abone Ol

Google News Logo
Paylaş
Middle East Monitor: Türkiye'nin Suriye'deki etkisi dengeleri nasıl değiştirecek?

İngiltere merkezli yayın organlarından Middle East Monitor'de, Türkiye'nin Suriye'de artan etkisinin İsrail'in yayılmacı hedeflerine ve bölgesel dengelere olası etkilerinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.

İsrail'in Esed yönetimi altındaki Suriye'de sürekli olarak hava saldırıları düzenlediğine dikkat çekilen analizde, Türkiye'nin Suriye'deki varlığının ve artan etkisinin, İsrail'i sınırlayabileceği ve bölgesel dengeleri değiştirebileceği tespiti yapıldı. 

Analizde ayrıca; Türkiye'nin T4 olarak da bilinen Tiyas hava üssüne konuşlanmasına dair gelişmelere ve buradaki Türk askeri varlığının olası etkilerine dair öngörülere yer verildi. 

İşte Middle East Monitor'de yayınlanan analiz:

1 Nisan 2025'te Türkiye'nin Suriye'nin Tiyas hava üssünün (T4 olarak da biliniyor) kontrolünü ele geçirmek üzere harekete geçtiğine dair gelişmeler ortaya çıktı ve bölgesel kaynaklar, Türkiye'nin hava savunma sistemleri ile silahlı insansız hava araçlarının yakında konuşlandırılabileceğini belirtti.

Bu hamlenin, Ankara ile Suriye'nin geçici hükümeti arasında müzakere edildiği bildirilen ve Türkiye'nin şu anda işleyen bir ulusal orduya sahip olmayan rejime hava koruması ve askeri koruma sağlayacağı daha geniş bir anlaşmanın parçası olacağı öngörülüyor.

T4 sahası için inşaat planlarının şimdiden başlamış olması, Ankara'nın yakında Suriye'nin orta kesimlerinde stratejik kontrol sağlayacağı anlamına geliyor.

İsrail'in geçtiğimiz günlerde T4'e ve yakınındaki Palmira'ya hava saldırıları düzenlemesinin hemen ardından, ismi açıklanmayan İsrailli bir yetkili The Jerusalem Post'a yaptığı açıklamada Türkiye'nin Suriye'de askeri varlık göstermesinin “potansiyel bir tehdit” olacağını söyleyerek İsrail'in güvenlik kaygılarının altını çizdi.

Çatışmasızlık mümkün mü?

Türkiye ile İsrail arasındaki gerilim, İsrail'in Gazze'deki saldırıları nedeniyle bir yılı aşkın süredir tırmanıyor.

Ancak Suriye'de durumu özellikle istikrarsız kılan şey, iki ülke arasında resmi bir dekonflikasyon mekanizmasının bulunmaması.

Suriye'de kazara çatışmalardan kaçınmak için operasyonel kanalları muhafaza eden Rusya ve ABD'nin aksine, Türkiye ve İsrail şu anda net iletişim hatları olmaksızın çakışan çıkar bölgelerinde faaliyet gösteriyor.

T4 neden önemli?

Humus vilayetinde Palmira yakınlarında bulunan Tiyas (T4) hava üssü Suriye'nin en büyük ve çok yönlü askeri tesislerinden birisi olarak dikkat çekiyor.

Suriye iç savaşının büyük bir bölümünde Suriye Arap Hava Kuvvetleri (SAAF) ve Rusya tarafından ortaklaşa işletilmiş, orta ve doğu cephelerinde hava desteği ve lojistik için kilit bir düğüm noktası olarak hizmet vermiştir.

Humus, Deyrizor ve doğu çölü arasındaki coğrafi konumu, Türkiye'nin IŞİD'e karşı operasyonlarını yoğunlaştırma hedefi için ideal görünüyor.

Middle East Institute'de araştırmacı olan Barin Kayaoğlu'na göre Türkiye'nin T4'e yerleşme isteği İsrail'e doğrudan bir tehdit olarak yorumlanmamalı. Bu durum aksine, Ankara'nın Esad rejiminin çöküşünün ardından Suriye'nin merkezi otoritesini istikrara kavuşturmaya yönelik daha geniş hedefine uyuyor.

Kayaoğlu yaptığı değerlendirmede;

“Türkiye için üssü kontrol etmek birden fazla amaca hizmet edecek. DEAŞ'ın Suriye'nin orta çöl bölgesinde yeniden toparlanmasına izin vermemek, güney sınırı yakınlarında bir Kürt özerk bölgesinin ortaya çıkmasını engellemek ve şu anda Türkiye'de yaşayan milyonlarca Suriyeli mültecinin güvenli bir şekilde geri dönmesi için koşullar yaratmak. Bu perspektiften bakıldığında, Ankara'nın savunma duruşunun çatışmayla ilgili olmadığı görülüyor.”

ifadelerini kullandı. 

T4'teki hava savunma sistemlerinin varlığı İsrail'in Suriye'nin merkezinde serbestçe hareket etme kabiliyetini sınırlayabilecek olsa da, Ankara'nın niyetinin İsrail'in hava gücüne meydan okuma arzusundan ziyade kendi ulusal güvenlik zorunluluklarından kaynaklandığı görülüyor.

Diğer yandan Türkiye'nin kısa ve orta menzilli Hisar sistemlerinin, gözetleme ve vurma insansız hava araçlarıyla ve hatta askerlerle birlikte konuşlandırılması, Türkiye'nin orta Suriye üzerindeki hava kontrol alanını önemli ölçüde genişletecek. 

Ancak Halep vilayetindeki Menagh yakınlarında kurulmakta olan ikinci bir Türk üssü, Türkiye'nin nüfuz alanını genişleterek sadece İsrail'i değil, İran'la bağlantılı diğer grupları ve diğer bölgesel aktörleri de tedirgin edebilir.

İsrail için yeni bir kırmızı çizgi mi?

İsrail için Türkiye'nin askeri altyapısının Suriye'nin orta kesimlerine doğru genişlemesi acil stratejik alarmlara yol açıyor.

İsrail Hava Kuvvetleri 2013'ten bu yana Suriye topraklarında Hizbullah'ın ikmal hatlarını, İranlı personeli ve “Direniş Ekseni” olarak adlandırılan grupla bağlantılı askeri varlıkları hedef alan yüzlerce hava saldırısı düzenledi.

Türkiye'nin Suriye'deki varlığı, İsrail'in hareket özgürlüğünü sınırlayabileceği için bölgesel dengeleri değiştirebilir. 

Tüm bu gelişmelere rağmen yine de Suriye'deki ABD-Rusya “dekonfrontasyon hattı” gibi işleyen bir taktik koordinasyon kanalının kurulması muhtemel. Bu mekanizma, ABD'nin arka kanalları aracılığıyla işletilebilir ve kazara bir gerilimin tırmanmasını önlemede önemli bir yol kat edilmesini sağlayabilir.

Diğer yandan Trump, özellikle F-35 programı çerçevesinde Türkiye ile ilişkileri yeniden başlatmaya ilgi gösterse de, Washington'un bölgesel kriz yönetimindeki bant genişliği daralmış durumda. Ancak Trump, Erdoğan ile yakın ilişkilerini kullanarak bu sorunu çözebileceğine inanıyor.

Yaşanan gelişmeler, Ankara'nın Suriye'deki nüfuzunu pekiştirebilir ve güney sınırını hem DEAŞ'dan hem de diğer milis gruplardan koruyabilir. Ancak bu gelişme, en ufak bir yanlış hesap bile iki tarafın da istemediği bir tırmanma zincirini başlatabilir.

Kaynak:

GDH Haber

GDH uygulamasını indir,

gelişmelerden anında haberdar ol!

etiketler
SuriyeTürkiyeABDDeaşOrtadoğuEsed
İLGİLİ HABERLER
The Hill: ABD daha başlamadan 3. Dünya Savaşı'nı kaybediyor!

The Hill: ABD daha başlamadan 3. Dünya Savaşı'nı kaybediyor!

The National Interest: Küresel satranç tahtası ve Türkiye'nin yükselişi

The National Interest: Küresel satranç tahtası ve Türkiye'nin yükselişi

The Associated Press: Netanyahu'nun “Morag koridoru” planı nedir?

The Associated Press: Netanyahu'nun “Morag koridoru” planı nedir?

ABD Başkanı Donald Trump'ın AB'ye uyguladığı ek gümrük vergileri 2025'in ana gündemiydi

ABD Başkanı Donald Trump'ın AB'ye uyguladığı ek gümrük vergileri 2025'in ana gündemiydi

ABD'nin California eyaletinde olağanüstü hal ilan edildi

ABD'nin California eyaletinde olağanüstü hal ilan edildi

Suriye hükümeti ile SDG arasındaki kapsamlı anlaşmanın açıklanması bekleniyor

Suriye hükümeti ile SDG arasındaki kapsamlı anlaşmanın açıklanması bekleniyor

ÖNE ÇIKAN KÖŞE YAZISI
Yazar
Hasan Basri Akdemir
[email protected]

“Operasyonun Hedefi Fenerbahçe” Demek Yargının İşini Yapmasını Engellemektir

DİĞER HABERLER
Strategic Studies War Institute: 2026 yılı Netanyahu'nun kabus yılı mı olacak?

Strategic Studies War Institute: 2026 yılı Netanyahu'nun kabus yılı mı olacak?

Eurasia Review: 2025 yılının en önemli jeopolitik olayları

Eurasia Review: 2025 yılının en önemli jeopolitik olayları

Geopolitical Futures: ABD'nin Venezuela ablukasının jeopolitik arka planı ne?

Geopolitical Futures: ABD'nin Venezuela ablukasının jeopolitik arka planı ne?

The Hill: Suriye'nin kırılgan istikrarı ve Türkiye'nin rolü

The Hill: Suriye'nin kırılgan istikrarı ve Türkiye'nin rolü

Responsible Statecraft: Birleşmiş Milletler yapısı küresel işlevini tamamen yitirdi mi?

Responsible Statecraft: Birleşmiş Milletler yapısı küresel işlevini tamamen yitirdi mi?

Arab News: Türkiye-Mısır yakınlaşması ve bölgesel dengeler

Arab News: Türkiye-Mısır yakınlaşması ve bölgesel dengeler

The Atlantic: Ukrayna'ya önerilen anlaşma uygulanabilir mi?

The Atlantic: Ukrayna'ya önerilen anlaşma uygulanabilir mi?

Foreign Policy: Trump küresel kurumları hedef alarak ne hedefliyor?

Foreign Policy: Trump küresel kurumları hedef alarak ne hedefliyor?

The New Arab: Küresel güç mücadelesinde Türk Devletleri Örgütü'nün etkisi artıyor

The New Arab: Küresel güç mücadelesinde Türk Devletleri Örgütü'nün etkisi artıyor

Cato Institute: Trump'ın Gazze barış planı sadece bir hayal mi?

Cato Institute: Trump'ın Gazze barış planı sadece bir hayal mi?

Download GDH App
Download GDH App
Loading Spinner