The Guardian: Gazze modern tarihin en büyük utancı haline geldi
Tarihin hiçbir döneminde bu kadar büyük bir zulme karşı bu kadar büyük bir sessizlik yaşanmadı! Peki Gazze, nasıl modern tarihin en büyük utancı haline geldi?
Son Güncelleme: 23.05.2025 - 00:37
İngiltere'nin önde gelen yayın organlarından The Guardian'da, İsrail'in son dönemde Gazze'ye başlattığı saldırıların, Gazze'yi açlığa mahkum etmesinin ve genel olarak 19 aylık soykırım sürecinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
İsrail'in Gazze'de “nihai çözüm” olarak adlandırdığı yeni saldırılar ile artık küresel arenada büyük tepkiler almaya başladığına dikkat çekilen analizde, İngiltere, Fransa ve Kanada gibi İsrail'in baştan bu yana destekçisi olan ülkelerin bile sesinin yükseltmeye başladığı belirtildi.
Analizde ayrıca; tarihin çeşitli zamanlarında büyük zulumler olsa da, ancak tarihin hiçbir döneminde bu kadar büyük bir zulme karşı bu kadar büyük bir sessizlik olmadığı yorumu yapıldı.
İşte The Guardian'da yayınlanan analiz:
İsrail Gazze'de “nihai çözüm” dediği saldırıları uygularken, küresel arenadaki İsrail'e bakış açısı hızla değişmeye başlıyor.
Gazze dümdüz edilip toplu mezarlara ve moloz yığınlarına dönüştürüldüğü bir ortamda artık daha fazla sesini yükseltmeye başlıyor ve bu İsrail için hiç de iyi bir haber değil.
Zira; artık İsrail ve ABD, Gazze ve Batı Şeria'da yaşayan Filistinlileri tamamen boşaltmaya ve tüm toprakları “kontrol altına almaya” niyetli değilmiş gibi davranmaya bile çalışmadığına göre durum görünenden daha vahim bir noktaya gidebilir.
Örnek olarak 19 ay süren soykırım süreci ve neredeyse üç ay süren açlık kampanyasının ardından İngiltere de durumu “korkunç” olarak tanımlamaya karar verdi.
İngiltere, Fransa ve Kanada ile birlikte, toplu katliam ve açlığın devam etmesi halinde artık İsrail'e karşı “somut” adımlar atacağını açık bir şekilde duyurdu.
Bu arada, medya haberlerinde de değişimler olmaya başladı. Piers Morgan gibi medyanın önde gelen isimleri artık, İsrail hükümetinin söylemlerini papağan gibi tekrarlamak yerine, uluslararası medyanın Gazze'ye girmesine neden izin verilmediği konusunda İsrailli sözcülere meydan okumaya başladı.
Ancak bu adımlar artık, İsrail askerlerinin 335 kurşun sıkarak öldürdüğü beş yaşındaki küçük Hind Receb'i ya da İsrail tarafından öldürülen yardım görevlilerini geri getirmeyecek. Ya da İsrail tarafından sistematik olarak yerle bir edilen hastaneleri, okulları, hastaneleri ve üniversiteleri yeniden inşa etmeyecek.
Ya da dünyadaki en büyük çocuk ampute grubunu oluşturan Gazze'deki çocuklara uzuvlarını geri vermeyecek. Yetersiz beslenmenin ve neredeyse iki yıldır okula gidememenin bir nesle verdiği uzun vadeli zararı düzeltmeyecek.
İsrail soykırımcı olarak anılacak
Gelecek nesiller Gazze'yi dehşetle okuduğunda ve tüm ahlaki üstünlüğüne, kurallara dayalı düzenine ve uluslararası insan hakları hukukuna odaklanan Batı dünyasının canlı yayınlanan bir soykırımın gerçekleşmesine nasıl izin verdiğini gördüğünde İsrail soykırımcı bir devlet olarak anılacak.
Gelecek nesiller, 19 ay boyunca her sabah diri diri yakılan çocukların videolarıyla uyandığımızı öğrendiğinde, sesini yükseltmeyenleri lanetle anacak.
Pek çok sıradan insan ise başlarını dik tutabilecek ve sessiz kalmadıklarını, sahip oldukları platformları ya da ayrıcalıkları kullandıklarını söyleyebilecek.
Mezuniyet konuşmasında “şu anda Filistin'de yaşanan vahşeti” dile getirdiği için diploması elinden alınan New York Üniversitesi öğrencisi Logan Rozos, sessiz kalmadığını söyleyebilecek.
Protesto ettikleri için Columbia Üniversitesi'nden atılan öğrenciler, adalet adına geleceklerini tehlikeye attıklarını söyleyebilecek.
Filistin yanlısı paylaşımları nedeniyle Scream 7'den kovulan Melissa Barrera gibi oyuncular, dürüstlüğü kariyerine tercih ettiğini söyleyebilecek.
Ancak gerçek güce sahip olanlar, Batılı liderler ve dev medya kuruluşları aynı şeyi söyleyemeyecek.
Yani bu sadece Netanyahu'nun soykırımı değil.
Bu Biden ve Harris soykırımı, bu Trump ve Vance soykırımı, bu Keir Starmer ve David Lammy soykırımı, bu Microsoft CEO'su Satya Nadella soykırımı, bu ana akım medyanın soykırımı...
Bu liste uzayıp gidiyor.
Evet, Nakba'dan bu yana Filistinlilerin sesleri aktif bir şekilde bastırıldı ve İsrail zulmü görmezden gelindi. Ancak tarihin hiçbir döneminde bu kadar büyük bir zulme karşı bu kadar büyük bir sessizlik olmadı.
Kaynak:
The GuardianThe New Arab: Netanyahu için sonun başlangıcı
The Jerusalem Post: Türkiye bölgesel gücünü pekiştiriyor
The National Interest: Türkiye Orta Doğu'nun yeni süper gücü olarak ortaya çıktı
Netanyahu'dan ilginç karar: İsrail Ordu Radyosu kapanıyor
ABD Başkanı Donald Trump'ın AB'ye uyguladığı ek gümrük vergileri 2025'in ana gündemiydi
ABD'nin California eyaletinde olağanüstü hal ilan edildi
Strategic Studies War Institute: 2026 yılı Netanyahu'nun kabus yılı mı olacak?
Eurasia Review: 2025 yılının en önemli jeopolitik olayları
Geopolitical Futures: ABD'nin Venezuela ablukasının jeopolitik arka planı ne?
The Hill: Suriye'nin kırılgan istikrarı ve Türkiye'nin rolü
Responsible Statecraft: Birleşmiş Milletler yapısı küresel işlevini tamamen yitirdi mi?
Arab News: Türkiye-Mısır yakınlaşması ve bölgesel dengeler
The Atlantic: Ukrayna'ya önerilen anlaşma uygulanabilir mi?
Foreign Policy: Trump küresel kurumları hedef alarak ne hedefliyor?
The New Arab: Küresel güç mücadelesinde Türk Devletleri Örgütü'nün etkisi artıyor
Cato Institute: Trump'ın Gazze barış planı sadece bir hayal mi?

