SON DAKİKA:

planlama
31 Aralık resmi tatil mi, yarım gün mü?
23 Aralık Gümüş fiyatları
11°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

Ana Sayfa

Gündem

Dünya

Ekonomi

Savunma

Teknoloji

Kültür & Sanat

Spor

Sağlık

Yakın Plan

Yazarlar

Haftalık

‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌

GDH Digital

Haberin merkezine hoş geldiniz! Son dakika haberler, analizler ve yorumlar... GDH Digital ile bilgiye ulaşın.

Gizlilik politikamızı okuyun.

GDH, dünya gündemini yakından takip eden haber platformu.

Ana SayfaGündemDünyaEkonomiSavunmaTeknolojiKültür & SanatSporSağlıkYakın PlanYazarlarHaftalıkUzay
TarihPozitifTeknofestYaşamİnfografikPodcastGaleriTelevizyonBiyografiEğitimCanlı GelişmelerDeprem HaritasıYerel Haberler
Hakkımızdaİletişim BilgileriKünyeReklam ve İş BirliğiBize Haber Gönder
Gizlilik PolitikasıKullanım KoşullarıÇerez PolitikasıSosyal MedyaKariyer
© 2026 gdh.digital
Bizi Takip Edin:
HEMEN İNDİR
App Store
HEMEN İNDİR
Google Play
11°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

text
text
  • GDH
  • Yakın Plan
  • The Quincy Institute: Trump savaşları bitirebilecek mi?

The Quincy Institute: Trump savaşları bitirebilecek mi?

Rusya-Ukrayna, İsrail-Filistin ve bölgesel çatışmalar. Trump'ın politikaları kendisine Nobel ödülü mü getirecek yoksa küresel bir kaosa mı neden olacak?

Son Güncelleme: 22.01.2025 - 23:15

editor avatar
Adem Kılıç

Editör

Abone Ol

Google News Logo
Paylaş
The Quincy Institute: Trump savaşları bitirebilecek mi?

ABD merkezli düşünce kuruluşlarından The Quincy Institute'de Trump'ın seçim propaganda süreci boyunca dile getirdiği “savaşları bitirme” vaadinin geleceğinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.

ABD'nin 47. Başkanı olarak yeniden Beyaz Saray'a dönen Donald Trump'ın seçim süreci boyunca “savaşları bitirme” sloganı ile hareket ettiğine dikkat çekilen analizde, özellikle Rusya-Ukrayna savaşı ve İsrail'in Filistin'e karşı saldırılarına karşı çözüm önerilerinin tek başına neden yeterli olmayacağına dair değerlendirmelere yer verildi.

Analizde ayrıca; Trump'ın Putin ve Netanyahu ile olan ilişkilerinin ve savaşları bitirme tezinin ya dünyayı küresel bir kaosa sürükleyeceği ya da Trump'a Nobel getireceği tespiti yapıldı.

İşte The Quincy Institute'de yayınlanan analiz:

Ukrayna ve Gazze'deki savaşların sona erdirilmesi Donald Trump'ın dış politika gündeminin en üst sıralarında yer alıyor ve pek çok kişi yeni yönetimin her iki konuda da Amerikan politikasını değiştirmesini bekliyor.

Ancak bu iki meselenin kökten çözümü için sadece Trump'ın değil, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun da aynı çizgide hareket etmesi gerekiyor.

Şüphesiz olarak her savaş, savaşan tarafların göreceli güçlerine dair farklı görüşlerle başlar. Çünkü genel olarak her iki taraf da savaşarak önemli hedeflere ulaşabilecek kadar güçlü olduğunu düşünür. Savaş alanı tarafların göreceli güçlerini sınadıkça durum daha da netleşir ve görüşler birbirine yaklaşır.

Hem Ukrayna'da hem de Gazze'de birçok şey zaman içinde daha net hale geldi: Savaşan tarafların ne kadar askeri ve ekonomik potansiyele sahip olduğu, bu potansiyelin kullanılabilir güce ne kadar kolay dönüştürülebileceği, bu gücün sahada konuşlandırılma olasılığı ve orada neyi başarıp neyi başaramayacağı geride kalan sürelerde ortaya çıktı.

Taraflar ilk aşamada Gazze'de olduğu gibi ateşkes anlaşmaları imzalayabilir. Ancak asıl mesele anlaşmaların kalıcı olup olmayacağı olacaktır.

Amerika Birleşik Devletleri'nin Ukrayna'da diğer bir ifade ile Avrupa'daki mücadelede üç büyük çıkarı var. Bunlar; Ukrayna'yı kurtarmak, Avrupa'yı korumak ve Rusya'yı kontrol etmek olarak özetlenebilir.

Amerika Birleşik Devletleri'nin de Gazze'de diğer bir ifade ile Orta Doğu'daki mücadelede de üç büyük çıkarı var. Bunlar; İsrail'i korumak, İran'ı kontrol etmek ve uluslararası anlaşmaların hükmettiği Filistin Devleti'nin kurulması.

Başarılabilir mi?

Rusya'nın Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgali o dönemde bir şok etkisi yarattı.

Putin'in hedefleri ve Ukrayna'dan kaynaklı rahatsızlıkları bir sır değildi. Ancak tam bir fetih savaşı başlatma isteği sadece komşusu için değil, bölgesel güvenlik ve genel olarak küresel liberal düzen için yeni ve ciddi bir meydan okumayı temsil ediyordu.

Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa, Kiev'i savaşın içinde tutarak ve Rus güçlerini geri püskürtmesini ve kaybettiği bazı toprakları geri kazanmasını sağlayarak karşılık verdi.

Daha sonra çatışmalar, her iki tarafın da küçük toprak değişiklikleri ile net ilerlemeler kaydedemediği ancak büyük kayıplar yaşadıkları bir yıpratma savaşına dönüştü.

Zira hem Putin hem de Ukrayna ve destekçileri, karşı tarafın bir noktada yorulacağını ve kayıplarını azaltmaya karar vereceğini düşündüler. Ancak bu üçüncü yılını doldurmak üzere olan savaşta bu gerçekleşmedi.

Trump seçim kampanyasını savaşı hızlı bir şekilde sona erdirme vaadiyle yürüttü.

Çoğu kişi bunun, her iki tarafın da şu anda elinde tuttuğu toprakların çoğunu elinde tutmasına izin veren müzakere edilmiş bir anlaşmayı güvence altına alma çabalarını içereceğini tahmin ediyor.

Ukrayna ve destekçilerinin çoğu, Rus saldırganlığını ödüllendireceği ve Rusya'nın Ukrayna'nın önemli bir bölümünü yasadışı olarak ele geçirmesine izin vereceği gerekçesiyle bu fikirden nefret ediyor.

Ancak yine de, böyle bir anlaşma tüm taraflar için şu anda en iyi yol olabilir.

Zira; Rusya'yı işgale iten şey NATO'nun genişlemesinin yarattığı tehditten ziyade Ukrayna'nın son yıllarda istikrarlı bir şekilde Batı'ya doğru kaymasıydı. Bu nedenle Rusya bu şartın sağlanması durumunda yorgunluğunun da verdiği etki ile anlaşmaya yanaşabilir.

Burada kilit nokta, Ukrayna'nın birkaç yıl sonra Rusya'nın yeni saldırılarıyla yüzleşmeyeceği bir ortamın yaratılması ve bunun için gerekli güvenlik ortamının sağlanmasıdır. Zira; savaşın daha da uzaması, Avrupa'ya sıçramasının yanı sıra, Finlandiya'yı ve nihayet NATO'ya içine alan korkunç bir noktaya ilerleyebilir.

Putin doğal olarak böyle bir anlaşmayı büyük bir zafer olarak ilan edecektir. Ancak gerçekte, “özel askeri operasyonu” ülkesine pahalıya mal olmuştur.

Yarım milyondan fazla ölü ve yaralı, yüz milyarlarca doların boşa harcanması, Batı ile ilişkilerin bozulması ve ülkenin diplomatik sermayesinin çarçur edilmesi, Çin ve İran'a karşı prestijini kaybetmesi gibi durumlar bu pahalı maliyetlerin birer parçasıdır.

Gazze savaşı

Geçen hafta Gazze'de çatışmaların sona erdirilmesi ve kalan rehinelerin geri verilmesini içeren ateşkes 15 aydır devam eden yıkımın ardından büyük bir umut ışığı oldu.

Ancak bu adımı başka adımlar takip etmezse çatışmanın közü kısa süre içinde yeniden alevlenecektir.

Dolayısıyla şimdi yapılması gereken ateşkesi sürdürmek ve Kuzey Afrika, Levant ve Körfez ülkelerinin de katkısıyla savaş sonrası Gazze'yi istikrara kavuşturacak bir düzenleme yapmaktır.

Bu da İsrail ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkileri normalleştirecek bir anlaşmanın önünü açabilir ki bu da tüm bölge için gerçek bir oyun değiştirici olacaktır.

Trump'ın gelişi ile birlikte yapılan ateşkesin devam etmesi ve Netanyahu hükümetinin bu konuda kontrol edilmesi sürecin daha iyi bir noktaya gitmesini sağlayabilir.

Sonuç:

Eğer Trump uzun süredir devam eden bu iki savaşı belirtiken şartlarda bitirmeyi başarırsa Nobel'e bile ulaşabilir.

Avrupa ve Orta Doğu'daki çatışmaları durdurmak ve yeni bölgesel güvenlik yapılarına doğru ilerlemek için bu savaşların sonlanması gerekiyor ve Trump bunları başarmak istiyor.

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Next

NSosyal

Instagram

X

YouTube

Telegram

İLGİLİ HABERLER
Strategic Studies War Institute: 2026 yılı Netanyahu'nun kabus yılı mı olacak?

Strategic Studies War Institute: 2026 yılı Netanyahu'nun kabus yılı mı olacak?

Eurasia Review: 2025 yılının en önemli jeopolitik olayları

Eurasia Review: 2025 yılının en önemli jeopolitik olayları

Geopolitical Futures: ABD'nin Venezuela ablukasının jeopolitik arka planı ne?

Geopolitical Futures: ABD'nin Venezuela ablukasının jeopolitik arka planı ne?

The Hill: Suriye'nin kırılgan istikrarı ve Türkiye'nin rolü

The Hill: Suriye'nin kırılgan istikrarı ve Türkiye'nin rolü

Responsible Statecraft: Birleşmiş Milletler yapısı küresel işlevini tamamen yitirdi mi?

Responsible Statecraft: Birleşmiş Milletler yapısı küresel işlevini tamamen yitirdi mi?

Arab News: Türkiye-Mısır yakınlaşması ve bölgesel dengeler

Arab News: Türkiye-Mısır yakınlaşması ve bölgesel dengeler

ÖNE ÇIKAN KÖŞE YAZISI
Yazar
Hasan Basri Akdemir
[email protected]

“Operasyonun Hedefi Fenerbahçe” Demek Yargının İşini Yapmasını Engellemektir

DİĞER HABERLER
Strategic Studies War Institute: 2026 yılı Netanyahu'nun kabus yılı mı olacak?

Strategic Studies War Institute: 2026 yılı Netanyahu'nun kabus yılı mı olacak?

Eurasia Review: 2025 yılının en önemli jeopolitik olayları

Eurasia Review: 2025 yılının en önemli jeopolitik olayları

Geopolitical Futures: ABD'nin Venezuela ablukasının jeopolitik arka planı ne?

Geopolitical Futures: ABD'nin Venezuela ablukasının jeopolitik arka planı ne?

The Hill: Suriye'nin kırılgan istikrarı ve Türkiye'nin rolü

The Hill: Suriye'nin kırılgan istikrarı ve Türkiye'nin rolü

Responsible Statecraft: Birleşmiş Milletler yapısı küresel işlevini tamamen yitirdi mi?

Responsible Statecraft: Birleşmiş Milletler yapısı küresel işlevini tamamen yitirdi mi?

Arab News: Türkiye-Mısır yakınlaşması ve bölgesel dengeler

Arab News: Türkiye-Mısır yakınlaşması ve bölgesel dengeler

The Atlantic: Ukrayna'ya önerilen anlaşma uygulanabilir mi?

The Atlantic: Ukrayna'ya önerilen anlaşma uygulanabilir mi?

Foreign Policy: Trump küresel kurumları hedef alarak ne hedefliyor?

Foreign Policy: Trump küresel kurumları hedef alarak ne hedefliyor?

The New Arab: Küresel güç mücadelesinde Türk Devletleri Örgütü'nün etkisi artıyor

The New Arab: Küresel güç mücadelesinde Türk Devletleri Örgütü'nün etkisi artıyor

Cato Institute: Trump'ın Gazze barış planı sadece bir hayal mi?

Cato Institute: Trump'ın Gazze barış planı sadece bir hayal mi?

Download GDH App
Download GDH App
Loading Spinner