SON DAKİKA:

planlama
31 Aralık resmi tatil mi, yarım gün mü?
23 Aralık Gümüş fiyatları
11°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

Ana Sayfa

Gündem

Dünya

Ekonomi

Savunma

Teknoloji

Kültür & Sanat

Spor

Sağlık

Yakın Plan

Yazarlar

Haftalık

‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌

GDH Digital

Haberin merkezine hoş geldiniz! Son dakika haberler, analizler ve yorumlar... GDH Digital ile bilgiye ulaşın.

Gizlilik politikamızı okuyun.

GDH, dünya gündemini yakından takip eden haber platformu.

Ana SayfaGündemDünyaEkonomiSavunmaTeknolojiKültür & SanatSporSağlıkYakın PlanYazarlarHaftalıkUzay
TarihPozitifTeknofestYaşamİnfografikPodcastGaleriTelevizyonBiyografiEğitimCanlı GelişmelerDeprem HaritasıYerel Haberler
Hakkımızdaİletişim BilgileriKünyeReklam ve İş BirliğiBize Haber Gönder
Gizlilik PolitikasıKullanım KoşullarıÇerez PolitikasıSosyal MedyaKariyer
© 2026 gdh.digital
Bizi Takip Edin:
HEMEN İNDİR
App Store
HEMEN İNDİR
Google Play
11°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

text
text
  • GDH
  • Yakın Plan
  • Wilson Center: Olası Hindistan-Pakistan savaşının küresel etkileri ne olacak?

Wilson Center: Olası Hindistan-Pakistan savaşının küresel etkileri ne olacak?

Olası Hindistan-Pakistan savaşının küresel etkileri ne olacak? ABD ve Çin arasındaki jeopolitik riskler yeni bir boyuta mı taşınacak?

Son Güncelleme: 30.04.2025 - 00:39

editor avatar
Adem Kılıç

Editör

Abone Ol

Google News Logo
Paylaş
Wilson Center: Olası Hindistan-Pakistan savaşının küresel etkileri ne olacak?

ABD merkezli düşünce kuruluşlarından Wilson Center'da, son günlerde Hindistan ve Pakistan arasında artan gerilimin olası sonuçlarının değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.

Yaşanan son gelişmelere ve iki ülkenin reaksiyonlarına bakıldığında, krizin ve krize verilen tepkilerin tarihsel devamlılık çerçevesinde ilerlediği belirtilen analizde, suçlamalar eyleme dönüştükçe, nükleer silahlara sahip iki güç arasında istikrarı bozucu bir çatışma riskinin de her geçen saat arttığı belirtildi.

Analizde ayrıca; yanlış bir hamle ya da yanlış okunan bir sinyalin çatışmaları ABD ve Çin arasındaki jeopolitik bir rekabete dönüştüreceğine dikkat çekildi.

İşte Wilson Center'da yayınlanan analiz:

Dünya, Hindistan ve Pakistan arasındaki gerilimin açık bir silahlı çatışmaya dönüşme tehlikesini artan bir endişeyle izliyor. Bunun sadece ekonomik piyasalar üzerinde deği küresel aranedali neredeyse her alanda olumsuz etkileri pek çok kişinin düşündüğünden daha derin olabilir.

Keşmir'in Pahalgam kentinde turistlere yönelik düzenlenen ve 26 kişinin ölümüyle sonuçlanan ölümcül saldırının ardından Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asif, Hindistan'ın askeri müdahalesinin “eli kulağında” olduğu uyarısında bulundu.

Son günlerde taraflarca hızlı bir şekilde sınır boyunca takviye birlikler konuşlandırılırken, aynı zamanda da Yeni Delhi, İslamabad'ı saldırının sorumluluğunu üstlenen militan grubu desteklemekle suçladıktan sonra topkeyün bir savaşa dair seçenekleri değerlendirdi.

Yaşanan bu gelişmelere ve iki ülkenin reaksiyonlarına bakıldığında, krizin ve krize verilen tepkilerin tarihsel devamlılık çerçevesinde ilerlediğini ifade etmek gerekiyor.

Krizin tarihi

1947 yılında Pakistan ve Hindistan’ın ayrılmasıyla birlikte iki ülke arasındaki ilişkilerin temel dinamiklerinin değişmediğini söylemek mümkün.

İki ulusun kimliksel farklılığı söylemi ve Keşmir meselesi sürekli olarak bir çatışma unsuru olarak merkezde durdu.

Pakistan’ın bağımsızlığının temel yapı taşlarından olan İki Ulus Teorisi (Two-Nation Theory), iki ülke halkının farklı kimliklere sahip olduğunu belirterek Pakistan’ın bağımsızlığına giden yolda yapı taşı teşkil etmişti.

Nitekim, Pakistan Güvenlik Komitesi’nin son yaşanan terör saldırısı sonrası yaptığı açıklamada “İki Ulus Teorisi”nin haklı çıktığını ifade etmesi bugün hala bu argümanın Pakistan açısından önemini göstermektedir.

Keşmir konusu ise her ülke tarafından sadece milli bir konu olarak değil, varoluşsal bir zorunluluk olarak değerlendirilmektedir.

Bu sebeple, Hindistan ve Pakistan arasında 1947, 1965, 1971 ve 1999 yıllarında olmak üzere birçok kez aktif savaş yaşandı.

Ancak bu tarihsel sorun, özellikle 2000’li yıllardan itibaren “terörü destekleme/terörizmle mücadele” kavramları etrafında yeniden şekillendi ve bu bağlamda, Hindistan, Keşmir’deki silahlı direniş ve radikal grupların faaliyetlerini doğrudan Pakistan’ın desteklediğini savunarak Pakistan’ı uluslararası arenada terörü destekleyen bir ülke konumunda göstermek istemektedir.

Özellikle Hindistan’da gerçekleşen 2001 Parlamento saldırısı, 2008 Mumbai saldırıları ve son olarak 2019 Pulwama saldırısı, Hindistan’ın bu söylemini sertleştirdiği dönüm noktaları olmuştur. Pakistan ise bu suçlamaları reddederek, Keşmir halkının kendi kaderini tayin hakkını savunduğunu belirtmektedir.

Bunlarla beraber, güncel durumda, Hindistan’ın Keşmir bölgesine yönelik attığı tek taraflı adımların da gerilimi tırmandırdığı ve durumu daha karmaşık hale getirdiğini söylemek mümkündür.

Hindistan’ın 2019 yılında kendi idaresi altındaki Cammu ve Keşmir bölgesine özel statü sağlayan Anayasa’nın 370. Maddesini kaldırması ve bölgenin nüfus dengesinin değişimine yönelik attığı adımlar, konuyu daha karmaşık hale getirmektedir.

Bu madde, Hindistan idaresindeki Cammu ve Keşmir’in kendi yasalarını yapması ve bölge dışındakilerin buralarda mülk edinmesi gibi konularda sınırlamalar getirmesi bir koruma kalkanı olarak görülmekteydi.

Bu yasanın kaldırılmasıyla Hindistan, Keşmir konusunun kendi iç meselesi olduğunu ve konunun uluslararası bir boyutunun olmadığını tekrar vurgulamış oldu. Buna mukabil, bölgede, özellikle Müslüman halkın ve siyasetçilerin yasanın gevşetilmesi ile ilgili birtakım talepleri olduğu da bilinmektedir.

Bu bakımdan, son terör saldırısıyla birlikte, bölgedeki gerilimin ana unsuru olan yasal hakların tanınması ve güvenlik eksenli tartışmalar yeni bir boyut kazanacaktır.

Sonuç

Suçlamalar eyleme dönüştükçe, nükleer silahlara sahip iki güç arasında istikrarı bozucu bir çatışma riski de her geçen saat artıyor.

Şüphesiz olarak Keşmir, her zaman Hindistan ve Pakistan arasında bir parlama noktası olmuştur. Ancak mevcut açmaz bu defa çok daha tehlikeli bir noktaya doğru ilerliyor.

Ticaret savaşları nedeniyle zaten gergin olan küresel piyasalar, düşmanlıklar derinleşirse, özellikle de enerji kaynakları veya önemli bölgesel ticaret yolları tehdit edilirse bir darbe daha alabilir.

Sürecin küresel etkileri daha da genişleyebilir ve mevcut jeopolitik manzara çok daha parçalanmış bir hale gelebilir.

Zira küresel rekabette stratejik hesaplar sertleştikçe, yanlış hesaplama olasıkları da artıyor.

Yanlış bir hamle ya da yanlış okunan bir sinyal çatışmaları çok daha tehlikeli bir boyuta taşıyabilir ve ABD ve Çin arasındaki jeopolitik riskler yeni bir boyuta taşınabilir.

Kaynak:

GDH Haber

GDH uygulamasını indir,

gelişmelerden anında haberdar ol!

etiketler
HindistanPakistanABDÇinOrtadoğu
İLGİLİ HABERLER
The Guardian: Avrupa'daki 'olağanüstü' elektrik kesintileri neden yaşandı?

The Guardian: Avrupa'daki 'olağanüstü' elektrik kesintileri neden yaşandı?

The Telegraph: ABD Orta Doğu'da sessizce yeni bir bataklığa gömülüyor!

The Telegraph: ABD Orta Doğu'da sessizce yeni bir bataklığa gömülüyor!

The Center for European Policy Analysis: Avrupa'nın yeni lideri Meloni mi oluyor?

The Center for European Policy Analysis: Avrupa'nın yeni lideri Meloni mi oluyor?

ABD Başkanı Donald Trump'ın AB'ye uyguladığı ek gümrük vergileri 2025'in ana gündemiydi

ABD Başkanı Donald Trump'ın AB'ye uyguladığı ek gümrük vergileri 2025'in ana gündemiydi

ABD'nin California eyaletinde olağanüstü hal ilan edildi

ABD'nin California eyaletinde olağanüstü hal ilan edildi

DEAŞ'ın sözde Şam valisi düzenlenen operasyonla yakalandı

DEAŞ'ın sözde Şam valisi düzenlenen operasyonla yakalandı

ÖNE ÇIKAN KÖŞE YAZISI
Yazar
Hasan Basri Akdemir
[email protected]

“Operasyonun Hedefi Fenerbahçe” Demek Yargının İşini Yapmasını Engellemektir

DİĞER HABERLER
Strategic Studies War Institute: 2026 yılı Netanyahu'nun kabus yılı mı olacak?

Strategic Studies War Institute: 2026 yılı Netanyahu'nun kabus yılı mı olacak?

Eurasia Review: 2025 yılının en önemli jeopolitik olayları

Eurasia Review: 2025 yılının en önemli jeopolitik olayları

Geopolitical Futures: ABD'nin Venezuela ablukasının jeopolitik arka planı ne?

Geopolitical Futures: ABD'nin Venezuela ablukasının jeopolitik arka planı ne?

The Hill: Suriye'nin kırılgan istikrarı ve Türkiye'nin rolü

The Hill: Suriye'nin kırılgan istikrarı ve Türkiye'nin rolü

Responsible Statecraft: Birleşmiş Milletler yapısı küresel işlevini tamamen yitirdi mi?

Responsible Statecraft: Birleşmiş Milletler yapısı küresel işlevini tamamen yitirdi mi?

Arab News: Türkiye-Mısır yakınlaşması ve bölgesel dengeler

Arab News: Türkiye-Mısır yakınlaşması ve bölgesel dengeler

The Atlantic: Ukrayna'ya önerilen anlaşma uygulanabilir mi?

The Atlantic: Ukrayna'ya önerilen anlaşma uygulanabilir mi?

Foreign Policy: Trump küresel kurumları hedef alarak ne hedefliyor?

Foreign Policy: Trump küresel kurumları hedef alarak ne hedefliyor?

The New Arab: Küresel güç mücadelesinde Türk Devletleri Örgütü'nün etkisi artıyor

The New Arab: Küresel güç mücadelesinde Türk Devletleri Örgütü'nün etkisi artıyor

Cato Institute: Trump'ın Gazze barış planı sadece bir hayal mi?

Cato Institute: Trump'ın Gazze barış planı sadece bir hayal mi?

Download GDH App
Download GDH App
Loading Spinner