The Wall Street Journal: Netanyahu İran konusunda Trump'ı ikna edebilecek mi?
İsrail, İran'ı vurmak için “ya şimdi ya da asla” yaklaşımı ile Trump'ı ikna etmeye çalışıyor! Peki görüşmelerin geleceği ne olacak? Netanyahu Trump'ı ikna edebilecek mi?
Son Güncelleme: 29.05.2025 - 05:49
ABD merkezli önemli yayın organlarından The Wall Street Journal'de, ABD ve İran arasında devam eden nükleer görüşmelerin geleceğinin ve ABD ve İsrail'in İran konusundaki görüş ayrılıklarının değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
ABD ve İran arasında devam eden görüşmelerin çıkmaza girdiği iddia edilen analizde, İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in ise görüşmeleri kesmemesinin nedeninin Trump'ın fikrini değiştireceği ya da ülke içinde zenginleştirmeye izin veren geçici bir anlaşmayı engellemeyeceği umuduna işaret ettiği tespiti yapıldı.
Analizde ayrıca; İsrail'in İran'ı vurmak için “ya şimdi ya asla” noktasında olduğu ve Trump'ı ikna etmeye çalıştığı belirtildi.
İşte The Wall Street Journal'da yayınlanan analiz:
Müzakereler devam ediyor olsa da, İran ile ABD arasındaki nükleer görüşmelerin geleceği giderek daha fazla çıkmaza giriyor.
ABD Başkanı Trump için zafer ilan etmek ve Tahran'ın nükleer deneme yapmaktan kaçındığı bir statükoyu cebine koymak temel hedef olarak görünüyor.
Trump yönetiminin kritik konularda net bir pozisyon almadan müzakerelere başlaması İran tarafını hem şaşırttı hem de sevindirdi.
Ancak görünen o ki Tahran'ın mutluluğu kısa sürdü. Müzakereciler Steve Witkoff ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio daha sonra İran'ın uranyum zenginleştirmesinin kabul edilemez olduğunu açıkladılar.
Diğer yandan İran'ın dini lideri Ali Hamaney'in görüşmeleri kesmemesi, Trump'ın fikrini değiştireceği ya da ülke içinde zenginleştirmeye izin veren geçici bir anlaşmayı engellemeyeceği umuduna işaret ediyor.
Uzmanlara göre ise Tahran'ın diplomatik manevralarının ve oyalamalarının ardı arkası kesilmiyor.
Eğer Trump bu manevra ve oyalamalardan bıkarsa İsrail'e İran'ın nükleer altyapısını ve balistik füze tesislerini vurması için yeşil ışık yakabilir. Ancak bu seçenek ABD'nin askeri desteğini gerektirdiği için Trump'a şimdilik cazip gelmiyor.
Trump'a daha cazip gelen seçenek konuşmaya devam etmek, İsrail'i askeri eylemden vazgeçirmek ve “azami baskı” uygulamaya devam etmek.
Trump, artacak olan yaptırımların ve yönetiminin toplayabileceği diğer şeylerin Tahran'ı eninde sonunda yola getireceğini umabilir. Ancak bu seçenek, kaçınılmaz olarak, İran'ın neden nükleer silah sahibi olmadığı sorusunu yeniden gündeme getirecek.
Neden?
İran, şüphesiz en iyi nükleer mühendislere sahip değil ve İran'ın üretimi de birinci sınıf sayılmaz. Ancak İran'ın sofistike ve çift kullanımlı ciddi bir ithalat ağı var ve teknolojik altyapısı, 1998'de nükleer silahlara ulaşan Pakistan'ınki kadar iyi.
Zira uluslararası raporlara göre İran'ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoku 2021-25 yılları arasında muazzam bir artış gösterdi.
Trump, maksimum baskının ikinci raundunun İran'ın nükleer ilerlemesini durdurma şansının düşük olduğunu biliyor olabilir.Yaptırımlar her zaman Washington'daki her iki partinin de tercihi olmuştur.
İlk Trump yönetimi sırasında, ekonomik baskının rejimi nükleer silahlanmaya gitmeden önce çökertebileceğine inanılıyordu. Ancak olmadı. Şimdi ise İran'a yönelik yaptırımları arttırmak çok daha zor olacak. Çünkü kısmen Pekin Tahran'ın müttefikliğine yerleşmiş durumda.
Diğer taraftan İran da sonsuza kadar nükleer eşik ülkesi olarak kalmaya razı olmayacak.
Geçmişte mollalar vekalet savaşı ya da uzun menzilli balistik füze tehdidiyle güçlerini yansıtabiliyorlardı. Şimdi ise İran Dini lideri Hamaney 86 yaşında ve vekil güçleri son dönemde yaşanan çatışmalar nedeniyle ciddi darbe almış durumda.
Askeri uzmanlara göre; ABD için tüm gelişmiş santrifüjler ve her geçen gün daha da derinleşen bombaya dayanıklı yeraltı zenginleştirme tesisleri göz önüne alındığında, askeri seçenek giderek daha zor hale geliyor.
İsrail ise “ya şimdi ya da asla” zamanının geldiğini iddia ediyor ve Trump yönetimini ikna etmeye çalışıyor.
Gelinen noktada İran Dini lideri Hamaney görev süresinin en ciddi kararını verirken tüm bunları göz önünde bulunduracak ve her şey bu sorunun cevabına bağlı olacak.
Kaynak:
The Wall Street JournalThe New Arab: Trump ve Netanyahu arasındaki çatlak ne kadar derin?
The Jerusalem Post: Türkiye bölgesel gücünü pekiştiriyor
The National Interest: Orta Asya'da büyük güçler arasında gölge savaşı
Netanyahu'dan ilginç karar: İsrail Ordu Radyosu kapanıyor
ABD Başkanı Donald Trump'ın AB'ye uyguladığı ek gümrük vergileri 2025'in ana gündemiydi
ABD'nin California eyaletinde olağanüstü hal ilan edildi
Strategic Studies War Institute: 2026 yılı Netanyahu'nun kabus yılı mı olacak?
Eurasia Review: 2025 yılının en önemli jeopolitik olayları
Geopolitical Futures: ABD'nin Venezuela ablukasının jeopolitik arka planı ne?
The Hill: Suriye'nin kırılgan istikrarı ve Türkiye'nin rolü
Responsible Statecraft: Birleşmiş Milletler yapısı küresel işlevini tamamen yitirdi mi?
Arab News: Türkiye-Mısır yakınlaşması ve bölgesel dengeler
The Atlantic: Ukrayna'ya önerilen anlaşma uygulanabilir mi?
Foreign Policy: Trump küresel kurumları hedef alarak ne hedefliyor?
The New Arab: Küresel güç mücadelesinde Türk Devletleri Örgütü'nün etkisi artıyor
Cato Institute: Trump'ın Gazze barış planı sadece bir hayal mi?

