SON DAKİKA:

planlama
31 Aralık resmi tatil mi, yarım gün mü?
23 Aralık Gümüş fiyatları
11°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

Ana Sayfa

Gündem

Dünya

Ekonomi

Savunma

Teknoloji

Kültür & Sanat

Spor

Sağlık

Yakın Plan

Yazarlar

Haftalık

‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌

GDH Digital

Haberin merkezine hoş geldiniz! Son dakika haberler, analizler ve yorumlar... GDH Digital ile bilgiye ulaşın.

Gizlilik politikamızı okuyun.

GDH, dünya gündemini yakından takip eden haber platformu.

Ana SayfaGündemDünyaEkonomiSavunmaTeknolojiKültür & SanatSporSağlıkYakın PlanYazarlarHaftalıkUzay
TarihPozitifTeknofestYaşamİnfografikPodcastGaleriTelevizyonBiyografiEğitimCanlı GelişmelerDeprem HaritasıYerel Haberler
Hakkımızdaİletişim BilgileriKünyeReklam ve İş BirliğiBize Haber Gönder
Gizlilik PolitikasıKullanım KoşullarıÇerez PolitikasıSosyal MedyaKariyer
© 2026 gdh.digital
Bizi Takip Edin:
HEMEN İNDİR
App Store
HEMEN İNDİR
Google Play
11°
PodcastArşivGaleri

GDH TV

text
text
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
‌
  • GDH
  • Yazarlar
  • Murat Yılmaz
  • Terörsüz Türkiye’de Komisyon Raporlarına Nasıl Geldik? (1)
Murat Yılmaz
Murat Yılmaz

[email protected]

Sosyal Medya Hesapları:

Sosyal Medya Hesapları:

Terörsüz Türkiye’de Komisyon Raporlarına Nasıl Geldik? (1)

Terörün sona ermesi için siyasi partilerin ve seçilmiş iktidarın inisiyatif sahibi olmasının demokrasi bakımından önemli bir eşik olduğunu hatırlamalıyız. Türkiye bu eşiği, bürokratik vesayet sistemini tasfiye ederek atlayabildi.

Son Güncelleme: 22 Aralık 2025 Pazartesi - 09:28 | GDH Haber

editor avatar
Murat Yılmaz

Yazar

Abone Ol

Google News Logo
Paylaş

Terörsüz Türkiye projesinde siyasi partilerin TBMM’de kurulan Komisyona verdikleri raporlar tartışılıyor… Bu tartışmalara geçmeden önce, Türkiye’nin terör gibi bir temel meselesinde terörün sona ermesi için siyasi partilerin ve seçilmiş iktidarın inisiyatif sahibi olmasının demokrasi bakımından önemli bir eşik olduğunu hatırlamalıyız. Türkiye bu eşiği, 27 Mayıs darbesi sonrası kurulan 12 Mart darbesiyle güçlenen ve 12 Eylül darbesiyle tahkim edilen bürokratik vesayet sistemini tasfiye ederek atlayabildi.

Vesayet Sisteminin tasfiye sürecinde bir çok aktörün katkısı olmakla beraber, bu tasfiyenin esasının ve tamamlanmasının AK Parti eliyle olduğu açıktır. Devlet içindeki ikiliğin sona ermesi, devletin seçilmiş siyasi iktidar tarafından yönetilmesi neticesinde gerçekleşen reformlar, sivilleşme ve demokratikleşme sayesinde Türkiye’nin temel meselelerini seçilmiş siyasetçilerin ve siyasi partilerin çözeceği oyunun kuralı haline geldi.

PKK, AK Parti’nin 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra hayata geçirdiği demokratikleşme reformları ve bürokratik vesayetin tasfiyesi karşısında bir şaşkınlık yaşadı. Bu şaşkınlığı önce bir aldatmaca olarak takdim etmek isteyen PKK, böyle olmadığını anladığında ise böyle olması için şiddete dönmek ve AK Parti’nin bürokratik vesayete teslim olmasını sağlamak istedi. PKK/ DEM çizgisinin bu tarihi sicilinin kendiliğinden değişmediğini unutmamak lazım… Bu değişim arkasında Türkiye’nin müşterek milli kimliğinin, demokratik yönetiminin ve devlet kapasitesinin olağanüstü etkisi vardır.

PKK’nın feshedilme kararından önceki cari mantığını veya durum muhakemesini, onların en azından bir kanadının bakış açısıyla özetlemek yerinde olacaktır. PKK’nın bu dönemdeki öncelikli hedefi, AK Parti’nin diğer siyasi partilere benzetilerek bitirilmesidir:

“Devletin, Kürtlerin olmadığı şeklindeki resmi Kürt politikası iflas etmiştir. Devlet şimdi bireysel haklar temelinde bir hürriyetler tanınması, PKK’nın uluslararası (ABD, Avrupa Birliği, Irak vs.) güçlerin yardımıyla tasfiyesi ve PKK dışındaki Kürtlerle sorunun çözümü çizgisine gelmiştir. Ancak devletin, yani asker-sivil bürokrasinin bu yeni politik çizgiyi hayata geçirecek gücü ve meşruiyeti sınırlıdır. AK Parti, bütün Türkiye’yi ve bölgeyi de güçlü temsil kabiliyetiyle bu planın ikna ve icrasında asker-sivil bürokrasinin vazgeçemeyeceği müttefikidir. AK Parti’nin Kürt sorununa yönelik ‘demokratik açılımının’ amacı budur; yani devlet projesinin hayata geçirilmesidir. Esasen AK Parti, ideolojik hasımlığa rağmen devletçe kapatılmıyorsa bu misyonu yüzünden kapatıl(a)mamaktadır. PKK, bu planı bozmak için AK Parti’yi bitirecek ölçüde bir savaşa girmelidir. 2010 bu bakımdan kritiktir.”

Görüldüğü gibi PKK siyasetin inisiyatif almasına karşıdır ve siyasi aktörleri bürokrasinin basit aparatları olarak görmekte ve böyle olması için de terörü bir yöntem olarak kullanmaktaydı… Bu şekilde darbe ve vesayetin bir kan bankasına dönüşen PKK, Türkiye’nin kendi meselelerini demokratik bir şekilde çözmesinin önündeki temel engellerden birine dönüşmüştü.

yazarın diğer yazıları

AK Parti’nin Terörsüz Türkiye Komisyon Raporu

AK Parti sunduğu raporda terör örgütünün tasfiyesini esas alan geçici ve müstakil bir hukuki çerçeve önermektedir. Bunu da örgütün tamamıyla tasfiye edildiğinin ilgili kurumlar tarafından tespit ve teyit edilmesi şartına bağlamaktadır.

Devamını Oku

25 Aralık 2025 Perşembe - 14:10

Azerbaycan-Türkiye ll. Yatırım Forumu

ll. Azerbaycan-Türkiye Yatırım Forumu’nun açılışına katılmak için Bakü’deyiz. Zengezur Koridoru'nun açılması ve Ermenistan ile barışın tesis edilmesi bölgenin güvenlik, ticaret hacmi ve refahını ciddi olarak artırmaya aday.

Devamını Oku

24 Aralık 2025 Çarşamba - 12:42

Terörsüz Türkiye’de Komisyon Raporlarına Nasıl Geldik? (2)

Terörsüz Türkiye’nin üçüncü ve dördüncü aşamasında Komisyon bir geçiş çalışması gerçekleştirdi… Bugün bu geçiş çalışmalarının sonucu olan siyasi raporlarını tartışıyoruz. Komisyona katılan siyasi partilerin raporlarının tartışmaları tarihi arka plan olmadan anlaşılamaz.

Devamını Oku

23 Aralık 2025 Salı - 08:00

Yazarın Tüm Yazıları
diğer yazarlar
Yazar
Fazıl Ergüt
[email protected]

Yazar
Mehmet Kancı
[email protected]

Yazar
Murat Yılmaz
[email protected]

Yazar
Yusuf Alabarda
[email protected]

Yazar
Taceddin Kutay
[email protected]

Yazar
Hasan Basri Akdemir
[email protected]